Polonya Sosyal Güvenlik Kurumu (ZUS) ve işverenler, hastalık izinlerini daha sıkı denetlemeye hazırlanıyor. 13 Nisan 2026’da yürürlüğe girecek yeni düzenlemeler, hastalık izni sırasında çalışılması veya iznin amacına aykırı kullanılması durumunda zasiłek chorobowy (hastalık ödeneği) kaybına yol açacak. ZUS, kontrollerde çalışanın evini de ziyaret edebilecek ve uzmasyon durumunda ödenek kesintisi söz konusu olabilecek.
ZUS ve İşverenlerin Kontrol Yetkisi
Hastalık izni süresince hem ZUS hem de işveren, denetim yapma yetkisine sahip olacak. 13 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yeni düzenlemeler, hastalık ödeneğinin kaybına ilişkin kuralları etkileyecek. Mevcut durumda, hastalık izni sırasında ücretli bir işte çalışmak veya iznin amacına aykırı davranmak, tüm hastalık izni süresince ödeneğin kaybedilmesine neden oluyor. Yeni düzenlemeyle birlikte bu durum, “iznin amacına aykırı faaliyet” olarak tanımlanacak.
İzin Kötüye Kullanımının Tespiti ve Kontrol Mekanizmaları
Bir kişinin hastalık iznini kötüye kullanıp kullanmadığı, ZUS veya işveren tarafından herhangi bir yerde gerçekleştirilebilecek bir denetimle belirleniyor. Bu yerler arasında çalışanın evi de bulunuyor. Daha önce, hastalık izni denetimlerinin nasıl yürütüleceğine dair detaylı düzenlemeler bulunmuyordu. Ancak, 27 Temmuz 1999 tarihli Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yönetmeliği, bu konuda bazı prensipleri belirliyor.
ZUS’un Kontrol Odaklı Yaklaşımı
ZUS ayrıca, “Hastalık İzinlerinin Doğru Kullanımının Kontrolü” başlıklı bir rehber yayınladı. Bu rehberde, işverenlerin (ZUS örneğini takip ederek) kimleri denetime tabi tutması gerektiği belirtiliyor. Özellikle, daha önce sık hastalık izni almış kişiler veya şüpheli durumları olanlar denetime alınabiliyor.
Çalışanın Evinde Denetleme ve Sonuçları
ZUS veya işveren tarafından yapılan bir denetimde çalışanın evde bulunmaması, otomatik olarak ödenek kaybına yol açmıyor. ZUS rehberinde, denetimin çalışanın ikametgahında veya bulunduğu yerde yapılması durumunda çalışanın bulunamaması halinde, denetimin mümkünse tekrarlanması ve çalışandan bu durumun nedenini açıklamasını istemenin gerektiği belirtiliyor. ZUS, evde bulunmamanın her zaman hastalık izninin kötüye kullanıldığı anlamına gelmediğini vurguluyor.
Gerekçeli Olmayan Yokluk Durumunda Ödenek Kaybı
Çalışan, doktor randevusu veya rehabilitasyon gibi geçerli bir sebep sunması halinde, hastalık izninin kötüye kullanıldığı kabul edilmiyor. Ancak, çalışan açıklama yapmaz veya açıklama yapmayı reddederse, hastalık izninin kötüye kullanıldığı kabul ediliyor. [https://www.gazetaprawna.pl/praca/emerytury-i-renty/artykuly/10917723,masowe-kontrole-zus-ponad-14-tys-ubezpieczonych-musi-oddac-miliony.html]
Hastalık İznindeyken Yapılabilecekler ve Yapılamayacaklar
Hastalık iznindeyken çalışanın ücretli bir işte çalışması ve iznin amacına aykırı faaliyetlerde bulunması yasak. 25 Haziran 1999 tarihli hastalık ve analık sigortası ödenekleri yasası, 13 Nisan 2026’dan itibaren iznin amacına aykırı faaliyetlerin tanımını içerecek. Buna göre, iyileşme veya rehabilitasyon sürecini engelleyen veya uzatan her türlü eylem, iznin amacına aykırı faaliyet olarak kabul edilecek. Ancak, günlük rutinler veya olağanüstü durumlarda gerekli olan eylemler bu kapsamın dışında tutulacak.
Doktorun Yorumları ve Hastalığın Niteliği
Bu faaliyetlerin kapsamı, doktorun raporunda belirtilenlere (örneğin, “hasta yatak istirahati yapmalı” veya “hasta yürüyebilir”) ve hastalığın niteliğine bağlı olacak. Bazı hastalıklar için izin verilenler, diğerlerinde iyileşmeyi engelleyici olarak kabul edilebilir. Olası bir ZUS anlaşmazlığında, bir uzman doktorun görüşüne başvurulması gerekebilir.
ZUS’un Rehberdeki Açıklamaları
ZUS rehberinde ayrıca, çalışanın günlük yaşam aktivitelerini sürdürebileceği ve sağlık durumuyla ilgili faaliyetlerde bulunabileceği belirtiliyor. Örneğin, eczaneye gitmek, yiyecek alışverişi yapmak, doktor randevusuna gitmek gibi. Özellikle yalnız yaşayan ve başkalarından yardım alamayan kişilerin, hastalık döneminde günlük yaşam aktivitelerini sürdürmesi kaçınılmaz görülüyor. Bu tür durumlar, ödenek kaybına neden olmuyor.
Rehabilitasyon Amaçlı Yürüyüş ve Kontrol Sırasında Yokluk
ZUS ayrıca, doktorun “hasta yürüyebilir” şeklinde not düşmesi halinde, rehabilitasyon amaçlı yürüyüşün, hastalık izni denetimi sırasında çalışanın bulunmaması için geçerli bir mazeret teşkil ettiğini belirtiyor. Ancak, doktorun “hasta yürüyebilir” notu, çalışanın hastalık izni süresince ağır işler yapabileceği veya çalışabileceği anlamına gelmiyor.
Hastalık İzninde İkametgah Değişikliği Bildirimi
Çalışanın, hastalık izni süresince ikametgahında bulunma zorunluluğu bulunmuyor. Ancak, bu konuda bazı yükümlülükleri bulunuyor. Çalışanın, hastalık izni veren doktora, geçici olarak ikamet ettiği adresi bildirmesi gerekiyor. İkametgah değişikliği, hastalık izni başladıktan sonra gerçekleşirse, çalışanın 3 gün içinde hem işvereni hem de ZUS’u bilgilendirmesi gerekiyor. Bu bilgi, telefon, e-posta veya posta yoluyla iletilebilir.
Bildirim Yükümlülüğünün İhlali ve Sonuçları
Çalışan bu yükümlülüğü yerine getirmese bile, otomatik olarak ödenek kaybı yaşanmıyor. ZUS rehberinde, çalışanın doktoru veya işvereni bilgilendirmemesi ve denetim ekibinin belirtilen adreste çalışanı bulamaması durumunda, ancak başka bir kötüye kullanım şüphesi yoksa, ödenek kaybına neden olmayacağı belirtiliyor.
ZUS’un Yargı Kararlarındaki Tutumu
ZUS’un bu tutumu, hastalık izni raporunda veya izin süresince doğru adresin belirtilmemesinin, iznin amacına aykırı kullanım olarak yorumlanmaması gerektiği yönündeki yargı kararlarından kaynaklanıyor. ZUS, bunun, çalışanın sağlığıyla ilgili gerekçelerle ilgili bir durum olmadığı ve çalışanın gerçek sağlık durumundan şüphe uyandırmadığı belirtiyor.
2026’da Yürürlüğe Girecek Değişiklikler
Hastalık izni denetimlerine ilişkin yasa hükümleri netleştirilecek, ancak bu bir devrim niteliğinde değişiklik olmayacak. Daha önce yönetmelikte yer alan bazı hükümler, yasanın içine dahil edilecek.
Yeni Madde 68a ile Kapsamın Genişlemesi
Yasanın 68a maddesinin 1. fıkrasında, hastalık izni kullanımının kontrolünün sadece hastalık ödeneği süresini değil, aynı zamanda rehabilitasyon ödeneği, hastalık ücreti ve bakım ödeneği dönemlerini de kapsadığı belirtiliyor. Doğrudan doğum izni bu kapsama dahil edilmiyor, çünkü bu ödeneğin hakkı, ebeveynlik durumuyla (evlat edinme ve koruyucu ailelik dahil) ilgili olup, çalışamama veya aile üyesine bakma zorunluluğuyla ilgili değil.
Kontrolün Kapsamı ve Şartları
Yasanın 68a maddesinin 2. fıkrası, hastalık veya rehabilitasyon ödeneği döneminin kontrolünün, kontrol edilen kişinin 17. maddenin 1. fıkrasında belirtilen faaliyetlerde bulunup bulunmadığının belirlenmesini içerdiğini belirtiyor. Bu faaliyetler, ücretli iş ve iznin amacına aykırı faaliyetlerdir. Bakım ödeneği için kontrol, aynı zamanda, aynı hanede yaşayan ve bakımı sağlayabilecek başka aile üyelerinin olup olmadığı da kontrol ediliyor. Ancak, 2 yaşın altındaki bir çocuğa bakılıyorsa, diğer hane halkının varlığı dikkate alınmıyor.
Kontrolün Şekli ve Sınırları
Yeni yasa (68a maddesinin 4. fıkrası), kontrollerin, kontrol amacına uygun ve orantılı araçlarla, kontrol edilen kişinin ve diğer kişilerin mahremiyetine saygı göstererek, kontrol edilen kişinin sağlığını kötüleştirmeme ve tedavi veya rehabilitasyon sürecini bozmamaya yönelik olarak yapılması gerektiğini belirtiyor. Kontrolün süresi, gerekli bilgilerin elde edilmesi için gereken süreyle sınırlı tutulacak.
Kontrol sonuçları bir protokolle belgelenir ve ZUS’a iletilir. ZUS, ödenek hakkının kaybına ilişkin kararı verir.
Kaynak : GazetaPrawna