Eğer 46 imza sahibinin konvenciyonun reformu konusunda anlaşma sağlamakta zorlanırsa, onu tamamen terk etmeyi düşünebilmek akıllıca olur,” diye belirtti Donald Tusk, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hakkında.
Mültecilik ve Sözleşme Eleştirisi
Donald Tusk, The Sunday Times’a verdiği röportajda, büyük göç akımını “Avrupa içindeki istikrar için ciddi bir tehdit” olarak tanımladı. Etnik ve kültürel ilişkilerin giderek zorlaştığını belirterek, bu sorunun “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi”nin sıkı hükümleri nedeniyle çözülemeyeceğini üfürerek ifade etti.
İç Güvenlik ve Deportasyon Durumu
Tusk’ün yaptığı bir saatlik sohbette şu anda cezalı suçluları, çete üyelerini ve teröristleri geri gönderme konusunda bazı ülkelerde şu an “haksızlığa karşı hukuki kararlar” sebebiyle imkansız olduğunu söyledi. İlginç bir şekilde, bu durumun insan haklarının güvence aldığı bağlamda güvenliğin gölgesini çürüttiğini vurguladı.
Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu’nun Reformu
Polonya, İtalya ve Danimarka, Konvansiyonun “pratikte” çoğu liderin çabalarını sınırladığını savunarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde reform talebinde bulunduklarını belirtti. 46 imza sahibi ülkenin bu konuda uzlaşamazsa “konvansiyonu tamamen bırakmayı” dâhil edebileceğini söyledi.
Ukrayna Savaşı ve Rusya Görüşü
Tusk, Kiev’in Rusya ile mücadelede “iki veya üç yıl daha” direnebileceğini, ancak çatışmanın on yıl sürebileceğini öne sürerek “Ukrayna’nın bağımsızlığının kalıcı olacağına” inandığını söyledi. Rusların “Batı’a, özellikle Avrupa’ya karşı dövüşmeye hazır” bir avantajı olduğunu, bu durumun savaşta “kritik” bir mesele olduğunu belirtti. Aynı zamanda, birçok yıl önceki uyarıları için “kısmen acı tat” yaşadığını ifade etti. Osmanlı, Britanya’nın “süsub ilüzyonunda” kalamayacağını ve küresel tehdidin evrensel olduğunu uyardı.



