Trump in i ran karsiti stratejisi dilemmalar ve riskler 36445

Trump’ın İran Karşıtı Stratejisi: Dilemmalar ve Riskler

ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik olası bir askeri müdahale kararı hâlâ kesinleşmedi. Bu durum, “no boots on ground” doktrini, bölgesel destabilizasyon riski, MAGA hareketi iç çatışmaları ve Kongre seçimleri gibi önemli etmenlerden kaynaklanan karmaşık stratejik dilemmalarla açıklanıyor. Karar, hem uluslararası hem de ABD iç siyasetine doğrudan yansıyacak.

Stratejik Dilemmalar

Trump’ın İran ile savaş kararı almadığı gibi tamamen vazgeçmediği belirtiliyor. Bunun temelinde, ABD’nin “no boots on ground” (yerde asker olmaması) doktrini yatıyor. Bu doktrin, ABD’nin Afganistan ve Irak gibi krize yer askeriyle doğrudan müdahale etmesini önler; çünkü bu durum, büyük insan kaybı ve ABD halkının tepkisi riski taşır. Doktrin, Trump’ın seçim vaadiydi ve önceki yönetimler tarafından da benimsendi. Bu yaklaşım, ABD’nin İran gibi büyük ve yabancı müdahaleye karşı tarihsel olarak hassas bir ülkede yer askeri göndermeyi “çift tehlikeli” görüyor. Bu, uzun ve kanlı bir savaşa sürüklenme veya utanç çekilerek geri çekilme riskini beraberinde getiriyor.

Bunun yanı sıra, geniş çaplı bir saldırı veya kara operasyonu, dünyanın bu kritik ve istikrarsız bölgesini ani ve tam bir şekilde destabilize edebilir. Bölgenin önemli oyuncuları, ABD’nin müttefiki olan Suudi Arabistan ve Türkiye de dahil olmak üzere, İran’a karşı bir müdahaleyi kendi çıkarlarına aykırı görüyor. Trump bile, ABD’nin tam jeostratejik yalnızlığa gönülle girmeyecek kadar güçlü olmadığını düşünmekte.

İç Siyasi Riskler

Bir İran savaşı, ABD iç siyasetinde büyük çalkantılara yol açabilir. Özellikle Trump için kritik olan MAGA hareketi merkezinde güçlü iç çatışmalar doğurabilir. Amerikalı sağ, özellikle alt-sağ (alt-right), geçmiş yönetimleri ideolojik amaçlarla uzak savaşlara bulaştırmakla suçluyordu. “Nation-building” (ulus inşası) olarak adlandırılan, Batı’dan uzak ülkeleri demokratikleştirme ve kültürel olarak batılıştırma misyonu, MAGA hareketinin temel eleştirilerindendi. Trump ve ekibi, bu dönemin sonlandığını vaat etmişti. Ancak Trump’ın, İran hükümeti barışçıl göstericilere ateş açarsa ABD’nin müdahale edeceğine dair açıklaması, “nation-building” retoriğiyle benzerlik taşıyor. MAGA hareketinin önde gelen isimlerinden Marjorie Taylor Greene, Trump’ın bu tavrının “America First” (Amerika Öncesi) ilkesine ihanet niteliği taşıdığını savunuyor.

Bir savaş, MAGA içindeki bölünmeleri derinleştirebilir. Trump kendisi pro-İsrael olsa da, çevresindeki iş bağları ve Hristiyan Siyonistler nedeniyle bölgede etkili. Ancak MAGA hareketinin giderek büyüyen bir kısmı, antisemitik ve anti-İsrael tutumlar sergiliyor. Bir İran savaşı, bu kesimlerde ABD’nin İsrail talimatlarıyla hareket ettiği algısını güçlendirerek, Trump’a olan hayal kırıklığını artırabilir ve MAGA içinde ayrışmayı hızlandırabilir.

Bu tüm gelişmeler, Kongre’de yapılacak “orta dönem” seçimlerinin arifesinde yaşanıyor. Cumhuriyetçiler, Kongre’nin her iki meclisini de korumak için büyük çaba sarf ediyor. Meclileri kaybetmesi, Trump’ın görev süresinin yarısında siyasi etkinliğinin temel olarak sınırlanması anlamına gelebilir.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

TSUE: Polonya'nın Tuvaş Cezası Uzlaştırmada Silinmez

Next Article

Vergi Beyannamesi Erken Teslim Edilebilir mi?