Trump in baskanliginin i lk yili krizlerle gecerken onay oranlari dusuyor 42471

Trump’ın Başkanlığının İlk Yılı Krizlerle Geçerken Onay Oranları Düşüyor

Donald Trump’ın başkanlığının tamamlanan ilk yılında, Beyaz Saray ICE ajanları tarafından iki Amerikan vatandaşının ölümü, Jeffrey Epstein belgeleri ve “Melania” filminin başarısızlığı gibi krizlerle sarsılıyor. Pew Research Center anketine göre, Trump’ın onay oranı başlangıçtan beri 10 puan düşerek yüzde 37’ye geriledi. Analist Magdalena Górnicka-Partyka, Trump’ın ekonomik mucize vaadini yerine getirememesi ve göçmenlik politikasındaki sertliklerin destek tabanını erittiğini belirtiyor. Demokrat Parti ise Trump’ın hayal kırıklığına uğraman seçmenlerini kazanmak için net bir stratejiye sahip değil.

Sadık Seçmen Tabanı Yeterli Olmayabilir

Donald Trump’ın başkanlığının hemen üzerinden tam bir yıl geçtiğinde, Beyaz Sarayı sıralan krizler ve skandallar sarsıyor. ICE ajanları tarafından öldürülen iki Amerikan vatandaşının trajedisi, Jeffrey Epstein belgelerinde binlerce kez geçen başkanı zor durumda bırakıyor ve “Melania” filminin gişede başarısız olmasıyla gerginlik artıyor. Pew Research Center’in ocak ayı sonunda açıkladığı anket, Trump’ın onay oranının başlangıçtaki seviyeye göre 10 puan düşerek yüzde 37’ye gerilediğini gösteriyor. Ankette, katılımcıların yarısı Trump yönetiminin beklentilerinin altında olduğunu belirtirken, sadece yüzde 21’i olumlu görüş bildirmiş. Yüzde 27’lik kesim ise Trump’ın tüm adımlarını destekleyen “sert” tabanını oluşturuyor. Bu tabanın bir yılda ise 8 puan daraldığı tespit edilmiş.

Amerikalılar, Trump’ı geleneksi bir siyasetçi değil, kutsal bir mesih figürü olarak görüyor. Bu, seçmen tabanında doğal ve dini bir unsurla meşruiyet sağlıyor. Ancak Magdalena Górnicka-Partyka, Trump’ın ekonomik mucize vaadini gerçekleştirememesiyle bu tabanın çöktüğünü vurguluyor. “Amerika’nın Altın Çağı” olarak ilan ettiği dönemin yaşanmamasının yanı sıra, Amerikalılar fiyat artışlarıyla mücadele ederken refah artışının hissedilmediğini kaydediyor.

Göçmenlik Politikası ve Yabancı Müdahaleler

Górnicka-Partyka’nın ikinci büyük soru işareti, göçmenlik politikası. Analiste göre, Trump anketlerde düşüş yaşarken bile göçmenlik politikasını yüksek puan alıyordu. Ancak son dönemde bu değişti. “The New York Times” anketine göre, yüzde 61’lik bir kesim ICE ajanlarının eylemlerinin sınırı aştığını düşünüyor. Amerikalılar, göçmenlik politikasının bu şekilde yürütülmesini, gördüğü görüntüleri ve iki vatandaşın ölümünü istemiyor. Epstein belgelerindeki binlerce geçiş, Venezuela ve Grenlanda’ya yönelik dış müdahaleler ise “America First” vaadine aykırı bulunuyor. Trump, seçmenlerin cüzdan ve ihtiyaçlarına odaklanmak yerine yan konularla uğraşıyor. Bu durum, Amerikalılar tarafından Trump’a sarı kartı gösterilme anı olarak değerlendiriliyor.

Demokratların Dağınıklığı ve Trump’ın Korku Oyunu

Texas Senatosu ara seçimleri, Cumhuriyetçi Parti için alarm işareti olarak görülüyor. Demokratlar adına Taylor Rehmet, %14’lük farkla Trump’ın desteklediği rakibini yenerek tarihi bir başarıya imza attı. Bu, Amerikalıların Trump’ın gerçekleşmeyen vizyonundan bıktığını gösteriyor. Demokratların bu dönüşümü kendi söylemlerine entegre edip Trump’ın hayal kırıklığına uğraman seçmenlerini çekeceği merak konusu. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin seçimi, Amerikalıların fiyat dostu konut ve yaşam maliyeti gibi partiler üstü sorunlara çözüm aradığını ortaya koyuyor. Ancak Demokratlar, parti içi çekişmeler nedeniyle bütünlükten yoksun. Görünen tek isim Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, Trump’ın dilini ona karşı kullanıyor. Barack Obama ve Bill Clinton’ın Minnesota trajedisine sessiz kalması, Kamala Harris’in kitap tanıtımıyla meşgul olması, partide öne çıkan lider eksikliğini gözler önüne seriyor.

Trump, ICE ajanlarını “kahraman”, belgesiz göçmenleri ise “kötü adam” olarak konumlandırarak bir aksiyon filmi gibi sunuyor. Bu propagandik amaçla, göçmenlerden korkutup Trump’ı “kurtarıcı” olarak göstermeyi hedefliyor. Górnicka-Partyka, Obama’nın “Deporter-in-Chief” (Naceli Deportör) olarak anılmasının aksine, ICE’nin şimdi mahallelerde ve topluluklarda “endüstriyel” şekilde operasyonlar yürüttüğünü belirtiyor. Bu uygulamalar, daha önce sadece hapishanelerde yürütülen operasyonların aksine herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Trump’ın gösteri programları geçmişi, sadece suçlular değil, hemşireler, çiftçiler ve on yıllardır ABD’de yaşayanlar gibi gündelik vatandaşların da deport edilmesine yol açıyor. Bu resmi söylemle çelişen durum, federal güçler tarafından öldürülen iki vatandaşın ölümüyle birlikte “bardağı taşıran son damla” oldu ve Trump’ın politikalarına güvensizlik yarattı.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Polonya'da Donan Yağmur ve Buzlanma Uyarısı

Next Article

Polska 2050'de Liderlik Seçiminin Ardından Derin Ayrılık