Polonya’da yapılan araştırmalar, ebeveyn yabancılaşması kavramı etrafında pek çok yanlış kanının oluştuğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun genellikle bir ebeveynin, çocuğu şiddet içeren diğer ebeveynle temasından koruma çabası olarak ortaya çıkabileceğini belirtiyor. 25 Nisan, Ebeveyn Yabancılaşması Farkındalık Günü olarak kabul ediliyor ve bu kavram, boşanma ve ayrılık süreçlerinde sıklıkla karşılaşılan bir sorun olarak öne çıkıyor. Mahkemelerin, çocuğun korunması gerektiği durumlarda bile, ebeveynler arasındaki görüşmeleri kısıtlamakta tereddüt ettiği vurgulanıyor.
Ebeveyn Yabancılaşması Hakkındaki Yanılgılar
Varşova Üniversitesi Sosyal Önleme ve Rehabilitasyon Enstitüsü’nden Dr. Sylwia Różycka-Jaroś, ebeveyn yabancılaşması kavramı etrafında pek çok mitin oluştuğuna dikkat çekti. Dr. Różycka-Jaroś, bu durumun genellikle diğer ebeveyne yönelik duygusal şiddet olarak değerlendirilse de, aslında çocuğun şiddet uygulayan bir ebeveynden korunma çabası olabileceğini ifade etti.
Çocuğu Koruma Mekanizması Olarak Yabancılaşma
Dr. Różycka-Jaroś, bir ebeveynin, çocuğunu şiddet uygulayan diğer ebeveynle görüştürmeyerek çocuğunun iyiliğini korumaya çalıştığını belirtti. Ancak, ceza mahkemesinde kesinleşmiş bir karar yoksa, velayet mahkemelerinin, çocuğun şiddet gördüğü veya temasın çocuğa zarar verebileceği durumlarda bile, ebeveynin çocukla görüşmesini kısıtlamakta veya yasaklamakta genellikle isteksiz davrandığını vurguladı.
“Kendi Kendine Yabancılaşma” ve İletişim Zorlukları
Uzman, bazı durumlarda ebeveynlerin, çocuklarıyla sık temas kurma ihtiyacı duymadıkları için iletişimi kendiliğinden azalttıklarını, bu durumun da çocuğun beklentilerini karşılamadığını belirtti. İletişimin zorlaştırılması vakalarının yaygın olmadığı, ancak ebeveynler arasında büyük çatışmaların olduğu durumlarda görülebileceği ifade edildi. Son yıllarda, çocuğun yetiştirilmesinde her iki ebeveynin rolüne dair farkındalığın arttığı ve bu nedenle birçok ebeveynin çocuğunun diğer ebeveynle mümkün olduğunca sık temas kurmasını desteklediği kaydedildi.
Mahkemelerin Görüşmeleri Sağlama Yolları
Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesi engellenirse, bu durumun mahkeme yoluyla çözülebileceği belirtildi. Mahkemeye yapılan başvuruda, görüşmelerin sağlanması için belirli bir miktar para cezası verilmesi talep edilebilir. Cezanın uygulanmaması durumunda, ebeveynin mali sonuçları olabileceği ifade edildi. Ancak, bazı ebeveynlerin yüksek mali yükümlülükleri olmasına rağmen, çocuklarıyla görüşmeyi reddettikleri veya görüşmeleri gerçekleştirmedikleri vurgulandı. Velayet mahkemelerinin, çocuğun diğer ebeveynle görüşme hakkının ihlalini, velayet görevlerinin kötüye kullanılması olarak değerlendirme eğiliminde olduğu belirtildi.
Ceza Hukuku Yerine Eğitim
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan, iletişimi engellemenin cezalandırılmasına yönelik ceza hukuku düzenlemesi, Dr. Różycka-Jaroś tarafından olumsuz karşılandı. Bu tür bir müdahalenin aşırı olduğu ve ceza hukukunun ebeveynleri disipline etmek için bir araç olmadığı savunuldu. Bunun yerine, medeni usulün güçlendirilerek iletişimin sağlanması ve ebeveynlerin velayet görevlerini doğru bir şekilde yerine getirmeleri konusunda eğitilmesi gerektiği vurgulandı.
Ortak Velayetin Artan Popülaritesi
Ortak velayet, son yıllarda giderek daha yaygın hale gelen bir uygulama olarak öne çıkıyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında ortak velayet kararı verilen davaların oranı %76,1 olarak gerçekleşti. Bu oran, 2016 yılında %52,2 idi (bu dönemde annelere tek başına velayet verilen davaların oranı %44,3’tü). Ebeveynlerin sorumluluklarını paylaşması, babaların çocuk yetiştirmesine daha fazla dahil olması ve annelerin iş hayatına daha fazla katılması gibi toplumsal değişimlerin, ortak velayetin artmasına katkıda bulunduğu belirtildi.
Ortak Velayetin Hukuki Durumu
Ortak velayet, şu anda aile ve velayet kanununda tanımlanmamış olup, uygulamadaki yönergeler yasal düzenlemelerden ziyade literatüre dayanmaktadır. Adalet Bakanlığı, ortak velayeti düzenleyen bir yasa tasarısı yayınladı. Uzmanlar, velayetin hangi şekilde uygulanırsa uygulansın, çocuğun menfaatinin her zaman öncelikli olması gerektiğini vurguluyor. Adalet Bakanlığı’nın amacı, ortak velayetin kurulmasıyla ebeveynler arasındaki açık çatışmayı ortadan kaldırmaktır. Bakanlık verilerine göre, mahkemelere gelen yaklaşık 60 bin boşanma davasının %60’ı, çocuklu ailelere ait davalardan oluşmaktadır.
Kaynak : GazetaPrawna



