Air france ve airbus a 2009 yilindaki atlantik kazasi nedeniyle hukum 71991

Air France ve Airbus’a 2009 Yılındaki Atlantik Kazası Nedeniyle Hüküm

1 Haziran 2009 tarihinde Rio de Janeiro’dan Paris’e giden Air France’a ait Airbus A330 tipi uçağın Atlas Okyanusu üzerinde düşmesi ve 228 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kazaya ilişkin temyiz süreci tamamlandı. Paris mahkemesi, daha önceki beraat kararını bozarak her iki şirketi de taksirle ölüme sebebiyet vermekten suçlu buldu. Mahkeme, her iki kuruma da öngörülen maksimum ceza olan 225 bin Euro para cezası verilmesine hükmetti.

Mahkeme Kararı ve Hukuki Süreç

Air France ve Airbus, 2009 yılında meydana gelen uçak kazasında tüzel kişilik olarak taksirle ölüme sebebiyet vermekten suçlu bulundu. Nisan 2023’te her iki şirketi de tüm suçlamalardan aklayan yerel mahkeme kararı, yapılan temyiz başvurusu sonucunda bozuldu. Paris mahkemesi tarafından verilen yeni kararda, şirketlerin her birine 225 bin Euro tutarında idari para cezası kesildi.

Mağdur ailelerinin bir kısmı, verilen cezayı sembolik bularak eleştirirken, BBC’nin analizine göre bu karar şirketlerin kurumsal itibarı üzerinde önemli bir baskı oluşturabilir. Airbus ve Air France, yargılama süreci boyunca yöneltilen tüm suçlamaları reddetmişti. Hukuk çevreleri, şirketlerin karara karşı yeniden temyize gidebileceğini öngörüyor.

Atlantik Üzerindeki Felaket

AF447 sefer sayılı uçuş, fırtınalı hava koşullarında uçağın “stall” (perdövites/perdövitese girme) durumuna düşmesi ve yaklaşık 11,5 kilometre irtifadan okyanusa çakılması sonucu gerçekleşmişti. Enkaz, Güney Amerika kıyılarından 1100 kilometreden fazla uzaklıkta, Atlantik tabanında gerçekleştirilen uzun süreli ve zorlu bir operasyonla tespit edilebildi. Uçağın kara kutularına ise ancak 2011 yılında ulaşılabildi.

Arama çalışmalarının ilk 26 gününde 51 cenaze bulundu; bazı kurbanların emniyet kemerlerinin hala takılı olduğu raporlandı. Uçakta hayatını kaybedenler ağırlıklı olarak Fransa, Brezilya ve Almanya vatandaşlarıydı. Mağdur yakınları için 17 yıla yaklaşan bu yargı süreci, sevdiklerinin cenazelerine ulaşma ve onları defnetme konusunda yıllar süren bir bekleyiş anlamına geliyordu.

Kaza Nedenlerine Dair Bulgular

Mahkeme, kazanın yalnızca pilotaj hatalarından kaynaklanmadığını; bunun yanı sıra hem havayolu şirketinin hem de uçak üreticisinin ihmallerinin etkili olduğunu kabul etti. İncelemelerin odağında, uçağın dış hızını ölçen “Pitot tüpleri” yer aldı. Söz konusu sensörlerin uçuş sırasında buzlanarak pilotlara hatalı veri sağladığı yıllar önce tespit edilmişti.

Airbus, cihazlarla ilgili daha önceki uyarılara rağmen havayolu şirketlerini risk konusunda yeterince açık bilgilendirmemekle suçlandı. Air France ise pilotlarına hız verilerinin kaybı durumunda izlemeleri gereken prosedürler konusunda yeterli eğitimi vermemekle itham edildi. Mahkeme heyeti, bu ihmallerin uçuş ekibinin dezoryantasyonuna ve sonuç olarak uçağın düşüşüne yol açtığına kanaat getirdi.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Rusya’dan Avrupa’ya Diyalog Çağrısı ve Kremlin’in Müzakere Yaklaşımı

Next Article

Varşova’da Tren Kazası Soruşturması: Drezin Operatörü Alkollü Çıktı