Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Yargıtay (SN) I. Başkanlığı görevine Sędzia Zbigniew Kapiński’yi atadı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Rafał Leśkiewicz, kararın herhangi bir siyasi baskı olmaksızın, tamamen liyakat ve adayın mesleki geçmişi temel alınarak verildiğini açıkladı. Karar, özellikle PiS çevrelerinden gelen eleştiriler ve 2000 yılına ait bir mahkeme kararı üzerinden yürütülen tartışmaların odağında yer alıyor.
Atama Süreci ve Gerekçeler
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Rafał Leśkiewicz, 25 Mayıs Pazartesi günü duyurulan atama kararının ardından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin bu kararı alırken herhangi bir siyasi çevrenin telkinine boyun eğmediğini belirtti. Leśkiewicz, Sędzia Kapiński’nin hukuk alanındaki tecrübesi, akademik yetkinliği ve şubat ayında gerçekleştirilen SN Genel Kurulu’nda en yüksek oyu alan aday olması nedeniyle tercih edildiğini ifade etti.
Siyasi Tepkiler ve Cumhurbaşkanının Tutumu
Leśkiewicz, Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin Jarosław Kaczyński ve PiS siyasetçilerine karşı saygı duyduğunu ancak Yargıtay Başkanı seçimi gibi konularda nihai kararın anayasal yetki uyarınca cumhurbaşkanına ait olduğunu vurguladı. Sözcü, Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nin bu atamadan önce PiS lideriyle bir istişare yapıp yapmadığına dair soruları yanıtsız bırakarak, ofis çalışmalarının yasalar çerçevesinde yürüdüğünü belirtti.
Lustrasyon Kararı ve Geçmişe Dönük Tartışmalar
Atama kararının ardından, Jarosław Kaczyński ve Sławomir Cenckiewicz, Kapiński’nin 2000 yılında Lech Wałęsa ile ilgili verdiği kararı eleştirerek atamayı “büyük bir hata” olarak nitelendirdi. Söz konusu kararda mahkeme, Wałęsa’nın SB (Polonya Gizli Servisi) ajanı olmadığına hükmetmişti.
Sędzia Kapiński’nin Savunması
Sędzia Kapiński, 2000 yılındaki kararın o dönem ulaşılabilecek kanıtlar ışığında verildiğini hatırlattı. Sözcü Leśkiewicz ise, bugün Wałęsa’nın ajanlık faaliyetleri konusunda şüphe olmadığını, ancak 2000 yılında mevcut olan kanıtların o dönemki yargı sürecini şekillendirdiğini, “Kiszczak dolabı” olarak bilinen yeni belgelerin ise olaydan 16 yıl sonra ortaya çıktığını belirtti.
Kaynak : Gazeta



