İsviçre’de düzenlenen ve ülke nüfusunun 10 milyonun altında tutulmasını hedefleyen “Sürdürülebilir Kalkınma İçin 10 Milyon Nüfusa Hayır” girişimi halk oylamasına sunuldu. Kamu yayıncısı SRF tarafından paylaşılan ilk tahminler, seçmenlerin yaklaşık yüzde 55’inin öneriye karşı olduğunu gösteriyor. Kesin sonuçlar tüm oyların sayılmasının ardından belli olacak olsa da, katılım oranının yüzde 57’yi aştığı kaydedildi.
Oylamada Öne Çıkan Kaygılar
Referandum süreci, kamuoyunda “kaos girişimi” olarak nitelendirildi. GFS Bern şirketinden analist Urs Bieri, Reuters’a verdiği demeçte, seçmenlerin bu girişimin İsviçre’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerine ve iş gücü piyasasına zarar verebileceğinden endişe ettiğini belirtti. Ayrıca, sağlık çalışanları ve bakım hizmetleri konusundaki yetersizlikler ile mevcut uluslararası konjonktürde küçük bir ülkenin bu yönde bir adım atmasının rasyonel olup olmadığı konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.
Nüfus Projeksiyonları ve Göç Etkisi
Federal İstatistik Ofisi (FSO), 2025 yılı sonu itibarıyla İsviçre’de yaşayanların sayısını 9 124 300 olarak açıkladı. 2024 yılındaki 9 051 000 rakamı ile karşılaştırıldığında, bir yıllık artış 73 300 kişi seviyesinde gerçekleşti. Kurumun Nisan 2025’teki tahminlerine göre, göçün etkisiyle İsviçre nüfusunun 2055 yılına kadar 10,5 milyona ulaşması bekleniyor.
SVP’nin Pozisyonu ve AFMP Eleştirisi
SVP (Schweizerische Volkspartei), nüfus artışının temel nedeninin 21 Haziran 1999 tarihinde imzalanan ve 1 Haziran 2002’de yürürlüğe giren Kişilerin Serbest Dolaşımı Anlaşması (AFMP) olduğunu savunuyor. 2002 yılından bu yana ülke nüfusunun yaklaşık 1,7 milyon arttığına dikkat çeken SVP, nüfusun 2050 yılına kadar 10 milyonun altında kalması için kısıtlama talep ediyor.
İsviçre’nin Geleceği ve Uluslararası Anlaşmalar
SVP’nin sunduğu “Sürdürülebilir Kalkınma İçin 10 Milyon Nüfusa Hayır” girişimi kapsamında, hedeflenen nüfus dengesinin sağlanamaması durumunda İsviçre’nin, AB ile olan serbest dolaşım anlaşmasını iki yıl içinde feshetmesi gerektiği savunuluyor. Ayrıca, bu durumun gerçekleşmesi halinde İsviçre’nin Schengen bölgesindeki üyeliğinin de tehlikeye girebileceği belirtiliyor.
Kaynak : Gazeta



