ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer program ve Hürmüz Boğazı üzerine yaptığı açıklamalar, İran ile yürütülen diplomatik süreçte gerilimi artırdı. İranlı yetkililer, Washington ile süregelen müzakerelerde nükleer programın kapsam dışı olduğunu ve Trump’ın uranyum stoklarının imha edileceğine dair ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Öte yandan tarafların savaşın sonlandırılması ve ateşkesin uzatılmasına yönelik genel bir çerçevede mutabık kaldığı, nükleer maddelerin yurt dışına taşınması konusunda ise Kazakistan’ın bir seçenek olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
İran’dan Washington’a “Nükleer Program” Yanıtı
Tahran yönetiminden üst düzey bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD ile yürütülen olası bir ön anlaşmanın nükleer konuları kapsamadığını belirtti. Yetkili, siyasi bir mutabakata varılmış olsa da sürecin henüz tamamlanmadığını vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının çıkarılıp imha edileceğine dair beyanlarının gerçek dışı olduğunu savunan İranlı yetkililer, Fars haber ajansı aracılığıyla yaptıkları açıklamada bu söylemleri “doğrular ve yalanların bir karışımı” olarak nitelendirdi.
Hürmüz Boğazı ve Bölgesel Gerilim
İran Dışişleri Bakanı Abbas Aragczi, ABD’nin “aşırı taleplerini” eleştirerek, Hürmüz Boğazı ve bölgenin “gelecekteki yönetimi” hakkında Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi ile görüştüğünü bildirdi. Trump, daha önce yaptığı bir açıklamada, Umman’ın İran ile birlikte boğazdan geçiş ücreti alması durumunda ülkeyi bombalamakla tehdit etmişti. Trump, Truth Social hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda ise Hürmüz Boğazı’nın hiçbir ücret alınmaksızın kesintisiz trafiğe açılması gerektiğini yineledi.
Beyaz Saray’da “Situation Room” Toplantısı
Donald Trump, İran ile olası anlaşmaya dair nihai kararı almak üzere Beyaz Saray’daki kriz merkezi “Situation Room”da danışmanlarını bir araya getirdi. Trump, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacağını vurgulayarak, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını “nükleer toz” olarak tanımladı ve bu stokların MAEA ile koordineli şekilde imha edileceğini duyurdu.
Müzakere Çerçevesi ve Kazakistan Seçeneği
ABD medyasında yer alan bilgilere göre, taraflar ateşkesin 60 gün uzatılmasını ve nükleer programın müzakere edilmesini içeren bir çerçeve üzerinde anlaştı. Bu süre zarfında zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti ve yaptırımların hafifletilmesi konuları ele alınacak. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (MAEA) Başkanı Rafael Grossi, Financial Times’a verdiği demeçte, Kazakistan’ın nükleer yakıt bankasına sahip olduğunu ve tarafların anlaşması halinde İran’ın elindeki uranyumun burada güvenle depolanabileceğini ifade etti.
Kaynak : Gazeta



