ABD ve İran arasında hazırlanan çerçeve anlaşma, Tahran’ın iç kamuoyuna bir başarı olarak sunabileceği “olağanüstü genel” ifadeler içeriyor. CNN’in aktardığı bilgilere göre metin, İran’ın nükleer programına dair kritik taahhütleri içermese de, 300 milyar dolarlık fonlara erişim ve petrol ihracatının yeniden başlaması gibi somut ekonomik kazanımlar vadediyor. Öte yandan ABD istihbaratı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol etme kabiliyeti kazandığını ve bu durumun küresel ekonomi için ciddi bir risk oluşturduğunu belirtiyor.
Anlaşmanın Çerçevesi ve İçeriği
ABD yetkilileri, üzerinde çalışılan mutabakat zaptının oldukça genel bir nitelikte olduğunu ve doğrudan müzakereler için uygun bir zemin oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in bir buçuk sayfa uzunluğunda olduğunu belirttiği belge, İran’ın nükleer silah üretmeyeceğine dair yeniden taahhütte bulunmasını içerse de, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imhası gibi teknik detaylara yer vermiyor. ABD tarafı, bu konularda resmi olmayan kanallar üzerinden bazı taahhütlerin alındığını savunuyor.
Ekonomik Kazanımlar ve Zamanlama
Belge, İran’a 300 milyar dolarlık bir kalkınma fonuna erişim ve anlaşmanın imzalanmasının ardından petrol ve petrokimya ürünleri ihracatına derhal başlama imkanı tanıyor. Müzakere heyeti, İran’ın kendi iç siyasi ihtiyaçlarına uygun söylemler geliştirebilmesi için metni stratejik bir dille kaleme aldı. Anlaşmanın metni henüz kamuoyuna açıklanmasa da, G7 ülkeleri temsilcileri arasında dolaşımda olduğu biliniyor. İran tarafı, İsviçre’de yapılması planlanan resmi törene kadar metnin gizli kalmasını talep etti.
İstihbarat Raporlarında Hürmüz ve Bab-el-Mandeb Riski
Müzakerelerden bağımsız olarak ABD istihbarat birimleri, İran’ın savaş süreci içerisinde Hürmüz Boğazı’nı dilediği an kapatabilecek stratejik bir güç kazandığını değerlendiriyor. Kaynaklar, ABD’nin bu boğaz üzerindeki fiili kontrolü İran’a devretmiş olabileceğini ve bunun nükleer silahtan daha güçlü bir koz olduğunu vurguluyor. Tahran’ın, müzakerelerin başarısız olması durumunda Huti güçlerini Bab-el-Mandeb Boğazı’nı bloke etmek için kullanabileceği ve her iki geçiş noktasının eş zamanlı kapanmasının küresel ekonomiyi çökertme riski taşıdığı ifade ediliyor.
İç Siyasi Baskılar ve Trump Yönetimi
CNN, söz konusu stratejinin Trump yönetimi için ciddi bir eleştiri konusu olabileceğine dikkat çekiyor. Popüler olmayan ve planlanan bir sonu bulunmayan savaşı bitirme arayışındaki yetkililer, akaryakıt fiyatlarındaki artışı da göz önünde bulunduruyor. Muhafazakâr siyasetçiler ise yönetimin çatışmayı sonlandırmak uğruna çok fazla taviz vermiş olabileceği şüphesiyle belgenin içeriğinin derhal açıklanmasını talep ediyor.
Kaynak : Gazeta



