ABD yönetimi, İran ile yürütülen müzakerelerde nihai hedefe henüz ulaşılmamış olsa da, bir anlaşma imzalanması ihtimalinin %80-85 seviyesine yükseldiğini belirtti. Beyaz Saray, anlaşmanın güvene değil, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesine dayalı katı bir koşulluluk mekanizmasına dayandığını vurguladı. Tahran ve Washington arasındaki süreçte taraflar, doğrudan görüşmelerin merkezi olan İslamabad’ın da katkısıyla somut bir metin üzerinde uzlaşmaya çalışıyor.
Anlaşmanın Dört Temel Sütunu
Beyaz Saray temsilcisinin aktardığına göre, 60 günlük süreyi kapsayan taslak anlaşma dört ana sütun üzerine inşa ediliyor. Bunlar; Hürmüz Boğazı’nın açılması ve blokajın sona erdirilmesi, İran’ın nükleer programının tasfiyesi ve zenginleştirilmiş materyalin teslim edilerek ülke dışına çıkarılması, bölgesel kalıcı barışın tesisi ve İran’ın taahhütlerini denetleyecek kapsamlı bir teftiş sistemi olarak sıralanıyor. Tahran’ın bu şartları yerine getirmesi durumunda, yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesi ve küresel ekonomiye yeniden entegrasyonu hedefleniyor.
Koşulluluk Temelli Güvenlik Mekanizması
ABD yönetimi, anlaşmanın güven üzerine kurulmadığını, aksine İran’ın taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda herhangi bir ekonomik kazanım elde edemeyeceği bir “koşulluluk mekanizması” ile güvence altına alındığını belirtiyor. İran’ın nükleer silah elde etmeme konusunda bez zamansız bir taahhüt vermesinin ABD için “önemli bir taviz” olduğu vurgulanırken, imzaların atılmasının ardından teknik detayların belirlenmesi için 60 günlük bir müzakere sürecinin başlayacağı ifade ediliyor.
Tarafların Diplomatik Durumu
İran Dışişleri Bakanı Abbas Aragczi, anlaşmanın hiç olmadığı kadar yakın olduğunu belirterek, detayların zamanı gelince kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif ise nihai metin üzerinde mutabakata varıldığını ve tarafların uygulama aşamasına geçtiğini doğruladı. Donald Trump, İranlı bakanın açıklamalarını sosyal medya hesabında paylaşarak, sürecin ilerlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İsrail’in Çekinceleri ve Bölgesel Yansımalar
ABD yönetimi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yapılan görüşmelerde, İsrail’in endişelerinin “yanlış aktarılan detaylardan” kaynaklandığını, anlaşmanın gerçek şartları anlaşıldığında bu kaygıların giderileceğini savundu. Medyaya yansıyan bazı bilgilere göre, anlaşma İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaları da kapsayacak bir ateşkesi içerebilir. 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından 8 Nisan’da yürürlüğe giren kırılgan ateşkes, zaman zaman yaşanan karşılıklı saldırılara rağmen diplomatik girişimlerin ana gündemini oluşturmaya devam ediyor.
Kaynak : Gazeta



