Abd li diplomatin avrupa daki tartismali siyasi temaslari 63262

ABD’li Diplomatın Avrupa’daki Tartışmalı Siyasi Temasları

ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görevli Alex Samson’ın, Avrupa’da aşırı sağ partilerle yakın temas kurduğu ve Avrupa Birliği’ni eleştirdiği ortaya çıktı. New York Times’ın haberine göre Samson, Hristiyan ve muhafazakar kesimlere “ses verme” ve Avrupa Birliği’ni “cezalandırma” talimatları verdi. Samson’ın ziyaretleri ve görüşmeleri, Avrupa’daki siyasi dengeler ve ABD’nin dış politikası hakkında tartışmalara yol açtı.

Senatör Cruz’un Eski Yardımcısı Samson’ın Rolü

Alex Samson, daha önce Senatör Ted Cruz’un yardımcılığını yapmış ve Başkan Yardımcısı J.D. Vance’e yakınlığıyla bilinen American Moment adlı organizasyonun üyesiydi. Şu anda ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışma Bürosu’nda kıdemli danışman olarak görev yapıyor. Ancak Samson, büronun adını içtenlikle “Doğal Haklar Bürosu” olarak değiştirdi; bu, insan hakları kavramına yönelik muhalefetini gösteriyor.

Aşırı Sağa Destek ve Avrupa Eleştirisi

New York Times’a (NYT) göre Samson, 2025’in büyük bir bölümünde Washington’un aşırı sağın desteklenmesine ve Avrupa düzenlemelerinin eleştirilmesine yönelik politikasını yürütmekten sorumluydu. Bu dönemde Sarah Rogers, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda kamu diplomasisi müsteşarı olarak görev yapmaya başladı.

“Hristiyanlar ve Muhafazakarlar İçin Ses”

Samson’ın, Hristiyanlık, sansüre karşı duruşu ve Avrupa politikasına yönelik tutumu nedeniyle rolü için ideal bir aday olarak görüldüğü belirtiliyor. NYT’ye göre Samson, göreve başladığında büro çalışanlarına “Hristiyanlara ve muhafazakarlara ses vermeyi” planladığını söyledi. Ayrıca çalışanlara, Avrupa Birliği’nin ifade özgürlüğünü kısıtlaması nedeniyle “cezalandırılması” için yollar bulmalarını talimat verdi.

Almanya ve Fransa’daki Temaslar

NYT, Samson’ın seyahatlerini ve Alternatif für Deutschland (AfD) milletvekilleri Beatrix von Storch ve Joachim Paul ile yaptığı görüşmeleri detaylandırıyor. Bu görüşmelerde Alman politikacılar, partilerinin olası yasaklanmasıyla ilgili endişelerini dile getirirken, Amerikalı diplomatlar sosyal medya düzenlemelerini ve muhafazakar kesime yönelik sansürü kınadı.

Farage ve Le Pen ile Gizli Görüşmeler

Mart 2025’te Samson, İngiliz sağcı popülist Nigel Farage ile Londra’da gizli bir kahvaltıda kürtaj ve sansür konularını görüştü. Mayıs ayında ise Paris’te, Avrupa Parlamentosu’ndan zimmete para yatırmak suçundan mahkum edilen aşırı sağcı lider Marine Le Pen’in haksız yere zulme uğradığını insan hakları komisyonunu ikna etmeye çalıştı.

Orbán’ın Köyünde Ziyaret

Michał Kokot, Wyborcza.pl’de yaptığı bir yazıda, Viktor Orbán’ın köyüne yapılan bir ziyareti anlattı. Seçimlerden sonra gazetecilerin bu bölgede hoş karşılanmadığını belirten Kokot, Orbán’ın mütevazı bir evde yaşadığını ancak çevrede ailesine ait yüz milyonlarca zlotilik mülkler bulunduğunu ifade etti.

Avrupa’daki Diplomatik Seyahatler

Samson’ın Avrupa’daki seyahatleri sırasında birçok durumda Avrupa politikacılarını ve liderlerini eleştirdiği belirtiliyor. NYT’ye göre Samson, Sınırlarız Gazeteciler ile yaptığı bir toplantıda Fransa’nın “kademeli olarak Kuzey Kore gibi hale geldiğini” söyledi.

Macaristan, Slovakya ve Avusturya Ziyaretleri

Samson’ın ziyaret ettiği diğer ülkeler arasında Macaristan, Slovakya, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti yer alıyor. Gazete ayrıca Samson ve tartışmalı söylemleri ve aşırı sağa verdiği destekle bilinen Rogers’ın geçen yıl Aralık ayında İngiliz diplomatlarla birlikte Londra’da yaptığı bir seyahati de detaylandırıyor. Bu toplantıda Rogers, İngiltere’deki göç seviyesini sert bir şekilde eleştirerek göçmenleri suç oranındaki artıştan sorumlu tuttu; ancak resmi verilere göre İngiltere’deki suç oranı son 10 yılda düştü. Ayrıca Rogers, trans hakları savunucularını eleştiren bir komedyenin tutuklanması nedeniyle İngiliz polisini de eleştirdi.

Politikaların Sınırlı Etkisi

NYT, ABD politikasının şu ana kadar somut sonuçlar vermediğini vurguluyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán seçimleri kaybetti ve Marine Le Pen seçimlere katılamadı. Ayrıca Trump’ın kıtadaki popülaritesinin düşüklüğü nedeniyle sağcı partilerin ABD’den uzak durma eğiliminde olduğu belirtiliyor.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

ABD’de Genç Sanatçı Cinayet Soruşturmasında Gözaltına Alındı

Next Article

AB, Bitkisel Ürünlerde Et İsimlendirmesini Sınırlıyor