96 yaşındaki eski Armia Krajowa (AK) askeri Zbigniew Radłowski ve Dünya Armia Krajowa Askerleri Birliği’nin, İkinci Dünya Savaşı’nı konu alan Alman yapımı “Nasze Matki, Nasi Ojcowie” dizisine karşı açtığı dava, Avrupa Birliği Adalet Divanı (TSUE) gündemine taşındı. Polonya Yüksek Mahkemesi, dizinin AK askerlerini antisemit olarak tasvir etmesi nedeniyle açılan tazminat davasında, Polonya mahkemelerinin yetki alanını netleştirmek adına TSUE’ye başvuruda bulundu. TSUE, tazminat davalarının açılacağı yargı bölgeleriyle ilgili önemli bir hukuki çerçeve belirledi.
Dava Konusu ve İddialar
Dava süreci, 2013 yılında Telewizja Polska’da yayınlanan, öncesinde Almanya ve Avusturya’da gösterilen “Nasze Matki, Nasi Ojcowie” isimli Alman yapımı dizi nedeniyle başlatıldı. Zbigniew Radłowski ve Dünya Armia Krajowa Askerleri Birliği, dizideki bazı sahnelerin Armia Krajowa askerlerini antisemit olarak göstererek kişilik haklarını ihlal ettiğini öne sürdü. Özellikle dizide yer alan bir tren baskını sahnesinde, Polonyalı askerlerin Yahudileri “komünistlerden daha kötü” şeklinde nitelendirerek ölüme terk etmeleri, davanın temel gerekçelerinden birini oluşturdu.
TSUE’nin Yargı Yetkisi Değerlendirmesi
Polonya Yüksek Mahkemesi, söz konusu dizinin televizyon ve çevrimiçi mecralarda birden fazla ülkede yayınlanması sebebiyle, Polonya mahkemelerinin tüm zararın tazmini konusunda yargı yetkisine sahip olup olmadığını TSUE’ye sordu. Mahkeme, televizyon yayınları özelinde, bir kişinin yaşadığı ülkede (Polonya) yalnızca o ülkenin sınırları içerisinde oluşan zararlar için dava açabileceğine hükmetti. Tam tazminat talebinin ise ancak dizinin yapımcısı veya yayıncısının yerleşik olduğu ülkede, yani bu davada Almanya’da talep edilebileceği belirtildi.
İnternet Yayıncılığı ve Kişisel Haklar
TSUE, internet üzerinden yapılan yayınlar konusunda daha farklı bir kıstas getirdi. Mahkeme, bir kişinin internetteki bir içerik nedeniyle tüm zararlarının tazminini talep edebilmesi için, içeriğin o kişiyi kimliksel olarak tanımlayabilir olması gerektiğini vurguladı. 96 yaşındaki eski asker için bu kriterin karşılanmadığı, zira dizinin kişiyi dolaylı yoldan bile olsa tanımlamaya imkan tanımadığı ifade edildi. Mahkeme, sadece bir askeri birliğe mensup olmanın kişisel tanımlama için yeterli olmadığına karar verirken, AK’nin onurunu ve hafızasını savunan derneklerin durumu için farklı bir hukuki yaklaşım olabileceğine işaret etti.
Kaynak : Gazeta



