Avrupa birligi nde rus enerjisine bagimliligi azaltma planlari beklentileri karsiliyor mu 62849

Avrupa Birliği’nde Rus Enerjisine Bağımlılığı Azaltma Planları Beklentileri Karşılıyor Mu?

Avrupa Komisyonu, Rus gazı ve petrolüne bağımlılığı azaltmaya yönelik üye ülke planlarını topladı. Ancak, bazı ülkelerin planlarını süresi içinde sunmadığı ve özellikle Macaristan’ın petrol konusunda net bir strateji belirtmediği görülüyor. Süreç, jeopolitik gelişmeler ve üye ülkelerin siyasi iradeleriyle şekillenmeye devam ediyor. Avrupa Komisyonu, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi konusunda üye devletlerin hazırladığı stratejileri değerlendiriyor.

Rus Gazına Veda Planları: Durum Değerlendirmesi

Avrupa Komisyonu’nun derlediği bilgilere göre, Rus gazına veda etme stratejilerini belirleyen 20 ülke, planlarını Brüksel’e sundu. Ocak ayında onaylanan ve Rus gazından kademeli olarak uzaklaşmayı hedefleyen düzenleme kapsamında, tüm üye ülkelerin bu konuda bir vizyon sunması bekleniyordu. Petrol ve petrol ürünleri için ise, Rus kaynaklarından hala faydalanan ülkelerin plan sunması gerekiyordu. Ancak, 1 Mart’ta sona eren başvuru süresi geçmesine rağmen, tüm ülkelerden plan gelmedi.

Macaristan’ın Tutumu: Sessizlik Devam Ediyor

Avrupa Komisyonu sözcüsü, konuya ilişkin net sayılar vermek istemese de, beklenen planların çoğunun teslim edildiğini ve diğerlerinin de beklendiğini belirtti. Komisyon, hassas bilgileri koruyarak, petrol ve türevlerine ilişkin bazı planları yayınladı. Slovakya, Çekya, Hırvatistan ve Hollanda, planlarını sunan ülkeler arasında yer aldı. Ancak, Viktor Orbán liderliğindeki Macaristan hükümeti, Brüksel ile herhangi bir plan paylaşmadı. Macaristan, Bratislava ile birlikte, Rus petrolünün Avrupa Birliği’ne akmasına izin veren temel istisnalardan yararlanmaya devam ediyor.

“Dostluk” Boru Hattı ve İstisnalar

Slovakya ve Macaristan’ın yararlandığı istisna, “Dostluk” boru hattı üzerinden yapılan tedariklere izin veriyor. Bu ayrıcalık, Ocak ayındaki Rus dron saldırılarında “Dostluk” boru hattının bazı bölümlerinin zarar görmesi ve onarım çalışmalarının uzaması nedeniyle, Rusya’ya olan yüksek bağımlılık ve denize erişim eksikliği gerekçeleriyle açıklanmıştı. Bu durum, Budapeşte ve Bratislava arasında Kiev ile yaşanan gerginliklere de yol açmıştı. Çekya ise, başlangıçta “Dostluk” boru hattından yararlanmasına rağmen, zamanla ithalatını azaltarak, Doğu kaynaklı enerjiye olan bağımlılığını sona erdirdiğini açıkladı.

Avrupa’nın Enerji Tamponu: Eksik Parçalar

Bazı ülkelerin sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) tedarikinde de istisnalar olduğu belirtiliyor. Polonya’nın, Moskova’dan n-bütan ve izobütan tedarikleri, hidrokarbon bağımsızlığına yönelik bir engel teşkil ediyordu. Ancak, bu durum, 2023 sonunda kabul edilen ithalat yasağı ve sonrasında gelen 19. yaptırım paketiyle düzeltildi. Rus gazı ithalatı ise, Ukrayna’ya yönelik saldırıların başladığı ilk yılda herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmamıştı. Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına yönelik yasak, son yaptırım paketiyle getirildi ve Mart ayında Batı Avrupa limanlarına gaz akışı devam etti.

Rus Gazı İçin Boru Hatları: TürkAkım ve Ukrayna Hattı

Daha önce, Rus LNG’sinin Avrupa limanlarında yeniden yüklenmesi yasaklanmıştı. Boru hatları aracılığıyla yapılan gaz sevkiyatları ise, Kremlin’in kararlarıyla durdurulmuştu. İstisna olarak, Slovakya, Macaristan ve Bulgaristan’a gaz sağlayan TürkAkım boru hattı ve Gazprom ile Naftohaz arasındaki transit anlaşmasının sona ermesiyle kullanımdan kaldırılan Ukrayna hattı hala faaliyet gösteriyor. Şubat ayında yürürlüğe giren düzenleme, LNG’ye yönelik yasağı pekiştiriyor ve yaptırımların kaldırılması durumunda bile bu yasağın korunmasını sağlıyor.

Uzman Görüşleri: Siyasi İrade Kritik Öneme Sahip

Uzmanlar, üye ülkelerin siyasi iradesinin, Rus enerjisine bağımlılığı azaltma sürecinde belirleyici olacağını vurguluyor. Avrupa Konseyi Dış İlişkiler (ECFR) uzmanı Szymon Kardaś, 20 ülkenin planlarını zamanında sunmasının disiplinli bir yaklaşım olduğunu belirtiyor. Ośrodek Studiów Wschodnich’ten Agata Łoskot-Strachota ise, planlarda yazanların da önemli olduğunu, bazı ülkelerin mevcut koşullarda Rus enerjisinden vazgeçemeyeceğini açıklayabileceğini ifade ediyor. Orta Doğu’daki krizin devam etmesi durumunda, uzun vadeli vizyon ile gerçeklik arasındaki gerilimin kaçınılmaz olacağını ve bu konuda ortaya çıkabilecek endişelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Jeopolitik Gelişmeler ve Komisyon’un Yaklaşımı

Szymon Kardaś, Orta Doğu’daki gelişmelerin, bazı ülkelerin derusifikasyon sürecini sorgulamasına neden olabileceğini belirtiyor. Bratislava ve Budapeşte’den gelen bu tür seslerin artabileceğini vurguluyor. Avrupa Komisyonu’nun, üye ülkelerdeki ruh haline ilişkin belirsizlik nedeniyle, gaz düzenlemesine benzer bir petrol düzenlemesinin sunumunu ertelediği belirtiliyor. Ajans Reuters’a göre, Komisyon, projenin sunumunu ertelemeyi ancak geri çekmemeyi planlıyor ve bu karar, “jeopolitik durumun gelişimi” ile gerekçelendiriliyor.

Kaynak : GazetaPrawna

Previous Article

Yumurtalık Kanseri Tedavisinde Uzman Merkezlerin Önemi Vurgulandı

Next Article

Polonya'da "Patostreaming"e Karşı Yasal Düzenleme Çalışmaları Başladı