Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, saf solcu boşunalıkların hayal ürünü değildir; aksine haklarımızı savunan temel bir hukuk belgesidir. Donald Tusk, sözleşmeden çekilmenin ‘makul bir fikir’ olabileceğini savunurken, bu görüş tek bir adım uzaklıkta bir anlatıyı yayma çabasına dönüşmektedir. Bu anlatı, David Cameron’un Brexit referandumunu haklı çıkarmak için sürekli tekrar ettiği bir tekrardır.
Tusk’tan Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu Eleştirisi
Donald Tusk, İngiltere gazetecileriyle yaptığı röportajda, Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu (AİHK) nedeniyle Avrupa ülkelerinin, mahkum kasıtlı suçluları, rapçileri ve teröristleri götüremeyeceğini iddia etti.
Türk partisi lideri ayrıca, Konvansiyonun reform edilmesinin gerekliliğini savunarak, mevcut hâlinde “çok fazla mülteci hakkı” verildiğini ve ulusal güvenliği tehlikeye atıldığını ileri sürüyor.
İngiltere’nin Göçmen Göçü Örnekleri
İngiltere, son on yılda yaklaşık 5.000 kişi başına 240-260 civarı, toplam 40.000 mahkum göçmen sürücü yaptı. 2024 yılına kadar aynı dönemde 7.000 civarı işleniyor.
Bu süreçte bir kez Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) karşısında tazminat kararına uğrayan tek insandı. Şüpheli bir terörist olup olmadığı, suçları ve belgelerindeki sahtekarlık, mahkeme kararlarında yer almamaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları ve Etkileri
1975‑2024 dönemi içinde AİHM, İngiltere’de mahkum göçmenlerin deportasyonuna ilişkin beş karar vermiştir: 1 (Article 3) ve 4 (Article 8) kapsamındadır.
Article 3’e bağlı örnek: 24 yıldız Nigeriyalı, 13 astreamı gençliğinde 1 yıldız sürgüne hazırlanırken, ölümcül hastalığındaki durum nedeniyle AİHM deportasyonu engelledi. Artık iki yıl süren yasal sürecin ardından sivilleme başarılı, süpriz geriye süre, aktif yeniden entegrasyon sürecine devam ediyor.
Article 8’e bağlı örnekler: 1) 24 yıllık Nigeriyalı; 2) 28 yıllık Pakistanlı; 3) 15 yılına kadar 26 yıllık da Uzaylı. Hepsi aile bağları ve uzun süreli yerleşim nedeniyle deportasyona itiraz etti. 4) 2021 yılında 17 yıllık yasayan Nigeriyalı, yalan belgeyle yasalara aykırı davranış, sonuçsuzca AİHM’in kararlarına rağmen yönetime bırakıldı.
Tusk’un Kurguladığı Mücadele Çıkışı ve Gerçeklik
Tusk, “mücadeleye çıkmanın yolu” olarak Konvansiyondan çıkmayı önermekte. Yazar, bu görüşün “Türkiye’de yasal olmayan göçmenlerin zulüm içinde kalacaklarını” iddialarıyla ilişkilendirilebileceğini gösteriyor.
Yapılan analizde “mültecileri kabul etmeme, sınır dışı etme, pushback” gibi yöntemlerin, gerçekten de sınırdışlığı engellemediği, AİHM’in Article 8’in kısıtlamalarından farklı olarak, uzun süreli yerleşmiş bireylerin haklarını korunduğu belirtiliyor.
Dolayısıyla Tusk’un söylemekte olduğu “AİHK’deki kısıtlamaların güvenliği rahatsız ettiğinin” iddiası, farklı yargı kararları ve yasal çerçeve göz önüne alındığında gerçekliğini yitirmiyor.
![Bugün avrupa i̇nsan hakları sözleşmesi, yarın polexit. Tusk ateşle oynuyor [görüş]. 1 Bugun avrupa i nsan haklari sozlesmesi yarin polexit tusk atesle oynuyor gorus 20508](https://polonyahaber.com/wp-content/uploads/2025/10/bugun-avrupa-i-nsan-haklari-sozlesmesi-yarin-polexit-tusk-atesle-oynuyor-gorus-20508-1200x702.jpeg)


