ABD’de Donald Trump’a yönelik son iki yılda üçüncü suikast girişimi gerçekleşti. Washington Hilton otelinde yaşanan olayda bir Secret Service ajanı hafif yaralanırken, Trump ve beraberindekiler tahliye edildi. Saldırganın geçmişteki protesto bağlantıları ve ideolojik motivasyonları dikkat çekiyor. Uzmanlar, ABD’deki siyasi şiddetin artışına işaret ederken, Trump’ın olaylara yaklaşımının tartışma yarattığını vurguluyor.
Washington Hilton’da Silahlı Saldırı
25 Nisan Cumartesi akşamı yerel saate göre Washington Hilton otelinin lobisinde silah sesleri duyuldu. 31 yaşındaki Cole Tomas Allen adlı bir öğretmen ve mühendisin, pompalı tüfek, tabanca ve bıçaklarla donanmış şekilde binaya girdiği belirlendi. Olayda bir Secret Service ajanı yaralandı, ancak kurşun zırhlı yeleğe isabet ettiği için hafif yaralanan ajan hayati tehlike atlatmadı.
Olayın ardından Başkan Trump, First Lady Melania Trump, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ve çok sayıda üst düzey yönetici, yüzlerce gazetecinin katıldığı akşam yemeğinden tahliye edildi. Saldırganın kimliği ve motivasyonu hakkında soruşturma devam ediyor.
Trump’a Yönelik Üçüncü Girişim
Bu olay, Trump’a yönelik son iki yılda gerçekleşen üçüncü suikast girişimi oldu. Temmuz 2024’te Pensilvanya’nın Butler kentindeki bir mitingde bir keskin nişancının kurşunu Trump’ın kulağını sıyırarak geçmişti. Eylül 2024’te ise Florida’daki bir golf sahası yakınında silahlı bir saldırgan yakalanmıştı. Bu son olay, 45 yıl önce Ronald Reagan’a suikast girişiminin gerçekleştiği aynı otelde yaşandı.
Saldırganın Manifestosu ve Bağlantıları
Saldırgan Cole Tomas Allen’ın bıraktığı manifestoda kendini “Friendly Federal Assassin” (Dost Federal Suikastçı) olarak tanımladığı ve Trump yönetimiyle bağlantılı kişileri hedef aldığını belirttiği ortaya çıktı. Allen, manifestosunda “bir pedofil, tecavüzcü ve hainin suçlarının ellerimi kirletmesine daha fazla katlanamam” ifadelerini kullandı. Kardeşinin ifadesine göre Allen, Kaliforniya’da “No Kings” adlı Trump karşıtı protestolara katılmış ve “The Wide Awakes” adlı sol görüşlü bir gruba üyeydi.
Uzman Görüşü: Siyasi Şiddetin Artışı
Gazeta.pl’ye konuşan Magdalena Górnicka-Partyka, ABD tarihinde dört başkanın görevdeyken öldürüldüğünü hatırlatarak, şiddetin Amerikan siyasi kültürüne derinden yerleşmiş olduğunu belirtti. Pew Research Center’ın Eylül 2025’te yaptığı bir araştırmaya göre, Amerikalıların %85’i siyasi şiddetin ABD’de arttığına inanıyor. Bu görüş, hem Cumhuriyetçiler (%86) hem de Demokratlar (%85) arasında yaygın. Ancak şiddetin nedenleri konusunda görüş birliği bulunmuyor. Demokratların %28’i doğrudan Trump’ın söylemlerini ve MAGA hareketini işaret ederken, Cumhuriyetçiler arasında bu oran çok daha düşük ve genellikle karşıt siyasi cepheyi suçluyorlar.
Trump’ın Kutuplaştırıcı Etkisi ve Silah Erişimi
Górnicka-Partyka, Trump’a yönelik şiddetin, Trump’ın kendisinin körüklediği büyük kutuplaşmanın bir sonucu olduğunu ve aynı zamanda demokratik süreçlere olan güvenin azalması ve toplumda umutsuzluk hissinin artmasıyla ilişkili olduğunu vurguladı. Ayrıca, ABD’deki yaygın silah erişiminin de önemli bir faktör olduğunu belirtti. Uzman, “Bu olayın beni şaşırtmadığını söyleyebilirim. Daha önceki iki suikast girişiminden sonra bir yenisinin olmasını bekliyorduk” dedi.
“Trump Yok Edilemez Bir Lider Olarak Tarihe Geçmek İstiyor”
Olay yerinden sızan görüntülerde, konukların yere yatıp masaların altına saklandığı, Trump’ın ise ajantlar tarafından tahliye edilmeden önce hiç hareket etmediği, hatta hafifçe gülümsediği görüldü. Trump, CBS’e verdiği bir röportajda, “Endişelenmedim. Hayatı anlıyorum. Çılgın bir dünyada yaşıyoruz” dedi.
Bu görüntülerin, suikast girişiminin Trump’ın düşen anket oranları nedeniyle planlanmış olabileceği yönündeki komplo teorilerini körüklediği belirtiliyor. Trump ise sadece olup biteni görmek istediğini ve yönetiminin güvenliğinden emin olmak istediğini savundu. Medya, tahliyenin düzensiz olduğunu, Vance’ın önce tahliye edildiğini, Trump’ın ise daha sonra tahliye edildiğini vurguladı. Górnicka-Partyka, Trump’ın kendisini bir aksiyon filminde gibi hissetmiş olabileceğini ve bu tür filmleri sevdiğini belirtti.
MAGA Hareketi İçindeki Çatlaklar
Demokrat Kongre Üyesi Jasmine Crockett, Threads’te yaptığı paylaşımda, “Hiç bu kadar çok ‘suikast girişimi’ yaşayan bir başkan oldu mu? Belki zayıf silah yasaları, belki ruh sağlığı finansmanının eksikliği, ya da belki de sahte…” ifadelerini kullandı. Bu görüş, izole bir vaka değil. Önemli olarak, benzer şüpheler, hayal kırıklığına uğramış MAGA seçmenleri arasında da ortaya çıkıyor. Tucker Carlson ve Marjorie Taylor Greene daha önce Butler’daki suikast girişiminin resmi anlatısını sorgulamıştı.
Górnicka-Partyka, bu komplo teorilerinin MAGA hareketindeki çatlakları ortaya çıkardığını vurguladı. “Hatta aşırı sağda bile suikastlerin düzenlenmiş olduğuna dair spekülasyonlar var. Bu, Trump’ın kabul etmek istemediği büyük bir çatlak olduğunu gösteriyor. Bu çatlak, Jeffrey Epstein davasıyla başladı ve İran’a yapılan saldırı ile derinleşti. İzolasyonist ve İsrail karşıtı kanat, Trump’ın Benjamin Netanyahu’nun vizyonunu gerçekleştirdiğini düşündüğü eylemlerine şiddetle karşı çıkıyor. Bu durum, Trump’ın görevden ayrılmasından sonra sağda büyük bir yeniden düzenlemeye ve bölünmeye yol açabilir” dedi.
“May Day Strong” Protestoları
Uzman, 1 Mayıs’ta planlanan “May Day Strong” protestolarına da değindi. “The Guardian”ın haberine göre, organizatörler ülke genelinde 3500’den fazla eylem bekliyor. Protestoların arkasında NEA, AFT, AFL-CIO, National Nurses United (200 bin hemşireyi temsil ediyor) ve Starbucks Workers United gibi geniş bir sendika koalisyonu bulunuyor. Sloganlar ise “Workers over billionaires” (Çalışanlar milyarderlerden önce gelir), “No ICE, no war, no private army” (ICE’ye hayır, savaşa hayır, özel orduya hayır) şeklinde.
Górnicka-Partyka, “Bunlar tabandan gelen, ideolojik olarak solcu ve sendikalarla ilişkili protestolar. Trump, bu protestoları kullanarak muhalefeti radikalleştirmeye çalışabilir, protestocuların şiddet sarmalını körüklediğini iddia edebilir. Sağcılar zaten saldırganın ‘No Kings’ protestolarına katılmış olabileceğini öne sürüyor, bu da karşıtları ‘radykal solcular’ olarak göstermeye yönelik bir çaba” dedi.
Kaynak : Gazeta



