Bir yolcu, pistin kapalı olması nedeniyle yaşanan uçuş gecikmesi için havayolundan tazminat talep etti. Gdańsk Bölge Mahkemesi, gecikmenin havayolunun kontrolü dışındaki olağanüstü bir durumdan kaynaklandığına hükmetti. Avrupa Birliği düzenlemelerine göre, üç saatten uzun süren gecikmelerde yolcular 250 euro’ya kadar tazminat almaya hak kazanabilirken, bu durumun olağanüstü koşullar nedeniyle gerçekleşmesi tazminat talebini ortadan kaldırabiliyor. Mahkeme, havayolunun uçuşa hazırlıklı olduğunu ve gerekli tüm adımları attığını ancak pistin kapanması ve hava trafik kontrolörlerinin personel eksikliği nedeniyle uçuşun planlandığı gibi gerçekleşemediğini belirtti.
Pistin Kapanması Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırıyor mu?
Havayolu şirketleri, uçuşlardaki gecikmeler için yolculara tazminat ödemekle yükümlü olabilirler. Ancak, bu yükümlülük her durumda geçerli değildir. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 11 Şubat 2004 tarihli 261/2004 sayılı düzenlemesi uyarınca, en az üç saat geciken uçuşlarda yolcular, havayolundan tazminat talep etme hakkına sahiptir. Bu düzenlemeye göre, 1.500 kilometreden kısa mesafeli uçuşlarda yolculara 250 euro tazminat ödenmesi gerekmektedir.
Gdańsk Mahkemesi Havayolunu Haklı Buldu
Konu, Gdańsk – Północ Bölge Mahkemesi’ne taşınan bir davaya konu oldu. Havayolu şirketi, gecikmenin, varış noktası havaalanındaki pistin kapanması gibi olağanüstü ve öngörülemeyen bir durumdan kaynaklandığını savundu. Ayrıca, hava trafik kontrolörlerinin personel eksikliği nedeniyle uçağın planlanandan daha geç kalkış yapmak zorunda kaldığını belirtti.
Davacı, Havayolunun Bilgi Sahibi Olduğunu İddia Etti
Davacı ise pistin kapanmasıyla ilgili bilginin havayolu şirketine bir aydan fazla önce ulaştığını ve bu durumun, havayolu şirketinin tipik operasyonel riskleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü. Davacı, bu durumun havayolunun kontrolü dışındaki bir olay olarak kabul edilemeyeceğini savundu.
Mahkeme, Olağanüstü Koşulları Kabul Etti
Gdańsk Bölge Mahkemesi, davalı havayolunu haklı buldu ve davayı reddetti. Mahkeme, dava konusu uçuşun seyahat günlüğüne göre yolcuların uçağa alındığını ve dört saat boyunca kalkış için beklediklerini tespit etti. Bu durumun, davalının uçuşu gerçekleştirmeye hazır olduğunu ve gerekli tüm önlemleri aldığını gösterdiğini belirtti. Ancak, varış noktası havaalanındaki pistin kapanması ve hava trafik kontrolörlerinin personel eksikliği nedeniyle planlanan kalkışın mümkün olmadığına dikkat çekti.
Kontrol Dışı Faktörler Tazminatı Engelliyor
Mahkeme, pistin kapanması ve hava trafik kontrolörlerinin personel eksikliği gibi durumların, havayolunun kontrolü dışındaki olağanüstü koşullar olduğunu kabul etti. Pistin kapanması kararının, havaalanı işletmecisine ait olduğunu ve davalının faaliyetleriyle bir ilgisi bulunmadığını vurguladı. Ayrıca, bu durumun havayolu şirketinin normal faaliyetleri kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verdi. Mahkeme gerekçesinde, “Hava trafik kontrolörlerinin personel eksikliği nedeniyle yaşanan kısıtlamalar da aynı şekilde havayolu şirketinin günlük operasyonlarının bir parçası değildir ve şirket açısından dışsal bir faktördür” ifadelerine yer verdi.
Havayolunun Önlem Alma Çabaları Değerlendirildi
Mahkeme, davalıya gecikmeyi önlemek için gerekli tüm makul önlemleri almadığı yönünde bir suçlama yöneltilemeyeceğine de karar verdi. “Pistin kapanması ve hava trafik kontrolörlerinin personel sorunları nedeniyle yaşanan kısıtlamalar, havayolunun kontrolü dışındadır. Havayolu şirketi, hava trafiğini kontrol eden ve havaalanını yöneten kuruluşları etkileyemez veya kısıtlamaların ertelenmesini sağlayamaz” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, uçuşun gerçekleştirilmesi için gerekli izinlerin ilgili makamlardan alınmasının beklendiği belirtildi.
Uçuş Günü Bilgisi Kritik Rol Oynadı
Mahkeme, davacının havayolunun pistin kapanmasıyla ilgili bir aydan fazla önce bilgi sahibi olduğunu yönündeki iddiasını kabul etti. Ancak, o dönemde uçuş saatlerinde herhangi bir değişiklik yapılması için bir gerekçe olmadığını, uçuşun planlanan kapanış saatinden 25 dakika önce sona ermesi gerektiğini belirtti. Durum, uçuş gününde, kalkıştan on dakika önce hava trafik kontrolörlerinin personel durumuyla ilgili kısıtlamaların yayınlanmasıyla değişti. Mahkeme, “Davalı, planlanan uçuşun pistin kapanmasından önce gerçekleştirilmesini engelleyen yeni bir durum hakkında ancak uçuşa kısa bir süre kala bilgi edinmiştir” şeklinde karar verdi.
Kaynak : GazetaPrawna



