Kremlin de guvenlik alarmi putin e yonelik suikast ve darbe endiseleri 69537

Kremlin’de Güvenlik Alarmı: Putin’e Yönelik Suikast ve Darbe Endişeleri

Avrupa istihbarat servislerinin raporlarına dayanan iddialara göre, Kremlin Başkanı Vladimir Putin’in çevresindeki güvenlik önlemleri, artan suikast ve darbe riskleri nedeniyle ciddi şekilde artırıldı. CNN ve Financial Times gibi kuruluşlarca da gündeme getirilen konu, Rus elitleri arasındaki ekonomik gerilimler ve güvenlik bürokrasisindeki klan savaşlarıyla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, bu durumun gerçek bir tehdit mi yoksa Rusya’yı istikrarsızlaştırmayı amaçlayan bir psikolojik operasyon mu olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda. 🛡️

Kremlin’de Güvenlik Önlemleri ve İstihbarat Raporları

Kremlin, Vladimir Putin’in çevresindeki güvenlik önlemlerini önemli ölçüde artırdı. Bu hamlenin arkasında, suikast ve darbe girişimlerine yönelik büyüyen endişelerin yattığı belirtiliyor. Söz konusu bulguların bir Avrupa istihbarat ajansının raporunda yer aldığı; bu durumun Rus araştırma portalı “Important Stories”, CNN ve “Financial Times” tarafından kamuoyuna duyurulduğu aktarılıyor.

Rusya’daki olası darbe planları, gözlemcileri iki farklı kampa ayırmış durumda. Bir grup, Ukrayna özel servislerinin Rusya içinde ve dışında gerçekleştirdiği başarılı operasyonları örnek göstererek bu tehditlerin gerçek olduğunu savunuyor. Diğer grup ise bu bilgileri, Rus elitlerini istikrarsızlaştırmayı hedefleyen bir kampanyanın parçası olarak görüyor ve gerçekleşme ihtimalini düşük buluyor.

Anketlere katılan uzmanların çoğu, Putin’in kendi güvenliği konusunda endişe duyduğu noktasında birleşiyor. Ekonomik sorunlar ve güvenlik organlarının teknokratlar üzerindeki baskısı nedeniyle Rus elitleri arasındaki gerilimin tırmandığı vurgulanıyor.

Sergey Şoygu: “Potansiyel İstikrarsızlaştırıcı Faktör”

İstihbarat raporunda, eski Acil Durumlar ve Savunma Bakanı, şimdiki Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Siergiej Szojgu, “potansiyel bir istikrarsızlaştırıcı faktör” olarak tanımlandı. Riga merkezli bağımsız araştırma servisi “Important Stories”in kurucusu Roman Anin, Şoygu’nun eski nüfuzunu kaybetmiş olsa da Putin’in güç sistemine karşı hala potansiyel bir tehdit oluşturabileceğini değerlendiriyor. Anin, güvenlik organları arasında “klan savaşlarının” arttığını ve Putin’in elitler arasındaki arabulucu rolünün zayıfladığını savunuyor.

Şoygu’nun uzun yıllar boyunca oldukça etkili bir klanın lideri olduğu, Savunma Bakanlığı ve Acil Durumlar Bakanlığı döneminde geniş bir çevre edindiği ve bu kişileri yolsuzluk ağlarına dahil ettiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu yapıda mafyatik bir “omerta” (sessizlik yemini) kuralının geçerli olduğunu ifade ediyor.

Putin ile uzun yıllara dayanan kişisel dostluğu olan ve birlikte tatiller geçiren Şoygu, 2012’den itibaren Savunma Bakanlığı görevini yürüttü. Ancak 2024 yılında, özellikle Ukrayna cephesindeki başarısızlıklar nedeniyle görevden alınarak yerini Andriej Biełousov’a bıraktı. Roman Anin’e göre, eski yardımcılarının hedef alınması nedeniyle Şoygu’nun da benzer bir kaderle karşılaşmaktan korktuğu öne sürülüyor.

Bu kapsamda, Mart ayında eski Savunma Bakan Yardımcısı Rusłan Calikow’un suç örgütü kurmak, bütçeyi kötüye kullanmak ve yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklandığı hatırlatılıyor. Benzer süreçlerde Timur Iwanow 13 yıl, Pawieł Popow ise 19 yıl hapis cezasına çarptırılırken, bir diğer eski yardımcı Dmitrij Bułhakow’a yönelik ceza yargılaması devam ediyor.

Drone Tehdidi ve Kısıtlanan Kamu Görünürlüğü

Söz konusu raporda, Putin’in olası bir suikast girişiminde dronların kullanılabileceğinden endişe duyduğu belirtiliyor. Nisan ayında Telegram’daki anonim VCHK-OGPU kanalı, Kremlin’in doğrudan Moskova içinden organize edilen drone saldırılarından korktuğunu iddia etmişti. Bu endişeler nedeniyle, Kızıl Meydan’daki geleneksel Zafer Günü askeri geçidinin neredeyse iptal edildiği ve Putin’in bu törenden vazgeçmeye hazır olduğu öne sürüldü.

Başkent Moskova’da güvenlik önlemleri artırılırken, bazı bölgelerde iletişimin kesildiği ve şehir merkezine mobil elektronik harp sistemlerinin yerleştirildiği bildiriliyor. Politolog Jekaterina Schulmann, Putin’in güvenliği önceliklendirdiği için Zafer Günü geçidinin kısıtlı tutulduğunu ve kamuya açık görünürlüğünü azalttığını belirtiyor. Schulmann’a göre; güvenlik en yüksek öncelik olduğunda, en güvenli yöntem hiçbir yerde görünmemektir.

Politolog Abbas Galliamow ise Putin’in endişelerinin temelinde, Ukrayna özel servislerine atfedilen ve Rus generallere yönelik başarılı suikastların yattığını, bu nedenle Putin için güvenliğin imajdan daha ağır bastığını savunuyor. ⚠️

Darbe Senaryoları ve Elitlerin Yapısı

Abbas Galliamow, güvenlik servisleri ve elitler arasındaki iç çatışmaların şiddetlendiğini, bazı klanların Kremlin’in arabuluculuğu olmadan daha bağımsız hareket etmeye başladığını gözlemliyor. Ancak elitlerin hala açık bir konfrontasyondan kaçındığını ve değişen koşullara uyum sağlamayı beklediğini belirtiyor. Galliamow, Şoygu’nun gerekli kaynak ve destekten yoksun, zayıflamış bir figür olduğu için darbe liderliği yapma ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor. Jekaterina Schulmann da CNN ve Financial Times raporlarının “Şoygu liderliğinde bir komplodan” bahsetmediğine dikkat çekiyor.

Britanyalı Rusya uzmanı Mark Galeotti ise bu haberleri gerçek bir tehditten ziyade “bilinçli bir dezenformasyon” olarak nitelendiriyor. Galeotti, bu yayın dalgasının Rus elitleri arasında paranoyayı körüklemeyi amaçlayan bir “psikolojik operasyon” gibi göründüğünü ve Şoygu’nun böyle bir darbeyi gerçekleştirecek otorite ve güvene sahip olmadığını savunuyor.

Eski Merkez Bankası çalışanı ve politolog Aleksandra Prokopienko, Rus yönetici elitlerinin ortak çıkarlara sahip homojen bir grup olmadığını, bu nedenle Haziran 2023’teki Jewgienij Prigożin isyanı dışında anlamlı bir darbe girişiminin yaşanmadığını açıklıyor. Prokopienko, sistemin ortak bir koordinasyon merkezi olmayan, patronlar etrafında şekillenmiş “piramitler” şeklinde çalıştığını ifade ediyor.

Savaş ve yaptırımlar nedeniyle kaynakların (“pastanın”) küçülmesi, ordunun ve ilgili sanayi kollarının lehine bir dağılıma yol açarak gruplar arası rekabeti artırmış durumda. Prokopienko’ya göre bu durum, bir rota değişikliği mücadelesinden ziyade, kaynaklara erişim ve karar alma mekanizmalarındaki konum savaşıdır. Putin’in kurallarındaki belirsizliğin, elitleri bölerek sadakat göstermeye zorladığı ve mülkiyet haklarının hukuka değil, Kremlin’in siyasi iradesine bağlı olduğunu hatırlattığı vurgulanıyor.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

Polonya'da Uzun Süreli Evliliklere Maddi Destek Önerisi Reddedildi

Next Article

Eski Polonya Adalet Bakanı Ziobro Macaristan'dan Ayrıldı: ABD'ye Vizeyle Giriş Yaptı, Bugün Ekranda Olacak