Geçtiğimiz hafta Maldivler’in Vaavu atolündeki Alimatha adası açıklarında düzenlenen bir dalış gezisi sırasında, aralarında üniversite araştırmacılarının da bulunduğu beş İtalyan dalgıç hayatını kaybetti. “Duke of York” adlı tekneden ayrılan gruptan haber alınamaması üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda, uzman ekipler dalgıçların cansız bedenlerine 60 metre derinlikteki bir mağarada ulaştı. Olayla ilgili hem Maldiv yetkilileri hem de İtalyan makamları tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.
Olayın Gelişimi ve Kurtarma Çalışmaları
Corriere della Sera’nın aktardığı bilgilere göre, “Duke of York” teknesinden suya giriş yapan grubun bir saatten kısa sürmesi planlanan dalışı, katılımcıların yüzeye çıkmaması üzerine bir trajediye dönüştü. BBC’nin bildirdiğine göre, İtalyan ve Maldiv makamları, biri kazadan bir saat sonra olmak üzere toplam beş İtalyan dalgıcın cansız bedenine ulaşıldığını doğruladı. Kötü hava koşulları arama çalışmalarını zorlaştırırken, cenazeler Finli ve Maldivli uzman dalgıçlardan oluşan bir ekip tarafından 60 metre derinlikteki bir mağaradan çıkarıldı.
Hayatını Kaybedenlerin Kimliği
Kurbanların çoğunun tecrübeli dalgıçlar olduğu belirtildi. Hayatını kaybedenlerden dördü, Cenova Üniversitesi ekibinden; ekoloji profesörü Monica Montefalcone, kızı ve iki araştırmacıydı. Beşinci kişi ise bir turizm firmasında yönetici ve aynı zamanda dalış eğitmeni olan bir isimdi. Öte yandan, arama çalışmalarına katılan Maldiv ordusuna mensup bir dalgıç da, vurgun (dekompresyon hastalığı) nedeniyle hastanede yaşamını yitirdi.
Olası Nedenler ve Soruşturma
Uzmanlar kazanın nedenleri arasında oksijen zehirlenmesi, ekipman arızası, su altında panik veya mağarada yön bulma kaybı ihtimalleri üzerinde duruyor. Maldivler’de eğlence amaçlı dalışlarda yasal sınır 30 metre olarak belirlenmişken, ekibin bu derinliğin altına inmiş olması soruşturmanın odak noktasını oluşturuyor. Male yönetimi, grubu dalış bölgesine taşıyan küçük teknenin lisansını askıya aldı.
Bilimsel Misyon Ayrımı
Cenova Üniversitesi, söz konusu dalışın resmi bir bilimsel misyonun parçası olmadığını açıkladı. Tur şirketinin hukuk temsilcisi ise, operasyonun amacının koral örnekleri toplamak olduğunu, mağara dalışının planlanmadığını ve operatörün 30 metreyi aşan bir dalışa onay vermediğini belirtti. Genç bir öğrencinin, grubun bir parçası olmasına rağmen o günkü dalışa katılmayarak hayatta kaldığı ve tanık olarak sürecin aydınlatılmasına yardımcı olabileceği kaydedildi.
Kaynak : Gazeta



