Polonya anayasa mahkemesi nden krs uye secimlerine i liskin karar 62820

Polonya Anayasa Mahkemesi’nden KRS Üye Seçimlerine İlişkin Karar

Polonya Anayasa Mahkemesi (TK), Sejm tarafından KRS (Ulusal Yargı Konseyi) üye seçim sürecine ilişkin iki hükmü anayasaya aykırı buldu. Kararda, Adalet Bakanı’nın adayların hakim statüsünü teyit etme yetkisi ile Yüksek Mahkeme’nin (SN) Sejm Başkanı’nın adaylığı reddetme kararlarına karşı yapılan itirazları ele alma prosedürüne ilişkin düzenlemeler iptal edildi. Kararın, devam eden üye seçim sürecini etkilemesi bekleniyor.

Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi

Polonya Anayasa Mahkemesi (TK), beş kişilik bir heyet tarafından değerlendirilen davada, Sejm tarafından KRS üye seçim sürecine ilişkin iki hükmü anayasaya aykırı buldu. Heyete, eski PiS milletvekili ve 2017 yılında KRS’deki değişikliklerin mimarlarından olan Stanisław Piotrowicz başkanlık etti. Raportörlük görevini Prezes Święczkowski üstlendi. Heyette ayrıca TK Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański ve hakimler Jakub Stelina ve Rafał Wojciechowski de yer aldı.

Sejm’in Seçim Süreci ve “B Planı”

Sejm’in KRS üye seçim prosedürü birkaç haftadır devam ediyor. Sejm Başkanlığı, Nisan ayının başlarında seçimin önümüzdeki 13-15 Mayıs tarihlerinde yapılması planlandığını duyurdu. Mevcut düzenlemelere göre, Sejm, Yüksek Mahkeme, genel mahkemeler, idari mahkemeler ve askeri mahkemelerden 15 hakim üyesi KRS’yi 4 yıllık bir dönem için seçiyor. Aday gösterme hakkı, 2 bin vatandaş veya halen görevde olan 25 hakime ait. Adaylar, KRS seçim prosedürünün duyurulmasından itibaren 30 gün içinde Sejm Başkanı’na sunuluyor.

60 Aday ve Hakim Görüşleri

Sejm Başkanı, 60 hakim adayının listesini kamuoyuna açıkladı. Bu adayların, 20 Nisan Pazartesi günü Polonya’daki hakimler tarafından değerlendirilmesi bekleniyor. Bu değerlendirme, yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen, hükümet tarafından, KRS yasası değişikliğine Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi üzerine ortaya çıkan “B Planı” olarak duyurulmuştu. Bu plan, Sejm’in, hakimlerin oylarıyla belirlenen adayları KRS’ye seçeceği öngörüyordu.

İptal Edilen Hükümler

TK, Adalet Bakanı’nın, KRS adaylığını destekleyenlerin hakim statüsünü teyit etmesini öngören hükmü anayasaya aykırı buldu. İptal edilen düzenleme şu şekildeydi: “Sejm Başkanı, adayın başvurusunu aldıktan sonraki üç gün içinde, destekleyenlerin hakim statüsünü teyit etmesi için Adalet Bakanlığı’na yazılı olarak başvurur.” Ayrıca, Adalet Bakanlığı’nın da bu teyidi üç gün içinde yapması gerekiyordu.

Hakimlerin Endişeleri ve Yargı Bağımsızlığı

KRS’yi temsil eden Anna Dalkowska, duruşmada bu hükmün, Bakan’ın bir adayı “tek bir işlemle… hakim statüsünden yoksun bırakabileceğini” belirtti. Bu durumun, adayların yarışmaya katılımının engellenmesine yol açabileceği vurgulandı. Prezes Święczkowski ise kararın gerekçesinde, “Yürütme organının temsilcilerine, yargı bağımsızlığını ve hakimlerin bağımsızlığını korumakla görevli anayasal bir organın üyelerinin belirlenmesi sürecinin bir unsuruna ilişkin münhasır yetkinin verilmesi, yetkiler ayrılığı ilkesinin ihlaline yol açar” dedi.

Yüksek Mahkeme İtiraz Süreci ve Zaman Kısıtlaması

TK ayrıca, Sejm Başkanı’nın bir adayın KRS üyeliği başvurusunu reddetmesi durumunda, karara karşı Yüksek Mahkeme’ye (SN) itiraz sürecine ilişkin düzenlemeyi de anayasaya aykırı buldu. Mevcut düzenlemeye göre, SN’ye itiraz edilebilirken, “SN’nin üç gün içinde davayı ele almaması halinde, dava otomatik olarak kapatılır ve Sejm Başkanı’nın reddetme kararı bağlayıcı hale gelir.”

Hakimlerin “Sözleşmesi” ve Anayasal Standartlar

Prezes Święczkowski, bu düzenlemenin “uygun bir yargısal prosedür hakkını ve mahkeme kararı alma hakkını ihlal ettiğini” vurguladı. Hakim Dalkowska ise, iptal edilen düzenlemelerin, KRS üye seçim mekanizmasının yeniden düzenlenmesini gerektireceğini belirtti. Dalkowska, duruşmada, “Sejm’in, siyasetçilerin yer aldığı yasama organı olarak, belirli bir hakim grubuyla bir tür kamu sözleşmesi yaptığını” ifade etti. Bu sözleşmenin, Sejm’in kendi yetkisini, belirli hakim gruplarının adaylarını kabul etme yönünde kısıtladığını vurguladı.

Sejm’in Kararı ve Anayasa Mahkemesi Kararlarının Yayınlanmaması

Sejm, Mart 2024’te kabul ettiği bir kararname ile, Anayasa Mahkemesi’nin yasa dışı olarak verilen kararlarının, kamu otoriteleri tarafından dikkate alınmasının yasalılık ilkesini ihlal edebileceğini vurguladı. Bu kararname kabul edildikten sonra, TK kararları Resmi Gazete’de yayınlanmamaya başlandı.

Uyarı ve Sürecin Etkilenmesi

Prezes Święczkowski, “Bu karar, 15 KRS üyesinin seçilmesi için devam eden sürecin ortasında verildi. Bu bağlamda, TK, bu kararın sonuçlarının, duruşma salonunda kamuoyuna açıklandığı andan itibaren, seçim sürecinin tüm katılımcıları, özellikle Sejm Başkanı, Adalet Bakanı, milletvekilleri ve KRS üyesi adayları tarafından dikkate alınması gerektiğini vurguluyor” dedi. Święczkowski, kararın sonuçlarına aykırı bir şekilde sürecin yürütülmesinin, KRS’nin oluşumunun geçersiz olmasına yol açabileceği konusunda uyardı.

Kaynak : Gazeta

Previous Article

2026'da 14. Emekli Maaşı Alımında Kimler Dışlanacak? İstisnalar ve ZUS Kriterleri

Next Article

Ukrayna Cephesinde Robotik Sistemlerin Kullanımı Artıyor