Dziennik Gazeta Prawna tarafından yayımlanan ve Johnson & Johnson Innovative Medicine iş birliğiyle hazırlanan “Sağlıkta Yatırım Getirisi: Ekonomik Büyüme ve Dayanıklılık İçin Bir Katalizör” başlıklı rapor, Polonya’nın sağlık sistemindeki yapısal sorunları ve finansal darboğazları masaya yatırıyor. Alanında uzman isimlerin katkılarıyla oluşturulan çalışma, sağlık harcamalarının sadece bir maliyet kalemi olarak değil, ulusal kalkınma için stratejik bir sermaye olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Mevcut sistemdeki verimsizliklerin, profilaksi eksikliğinin ve geç teşhisin ekonomik büyümeyi baskıladığı vurgulanırken, sürdürülebilir bir gelecek için köklü reform önerileri sunuluyor.
Sistemsel Tanı ve Ekonomik Kayıplar
Hazırlanan rapor, Polonya sağlık sistemindeki artan harcamalar ile elde edilen sonuçlar arasındaki yapısal gerilime dikkat çekiyor. Polonya’da önlenebilir ölüm vakaları yıllık yaklaşık 144 bin seviyesinde seyrediyor. 75 yaş altı erken ölümlerin GSYH (Ürün Krajowy Brutto) üzerindeki tahmini kaybı ise 2025 yılı verilerine göre yaklaşık 2,9 puan, yani 115 milyar PLN civarında. Bu durum, kamu maliyesine yıllık yaklaşık 49 milyar PLN gelir kaybı olarak yansıyor.
Ülke, Avrupa Birliği içerisinde en yüksek hastaneye yatış oranlarından birine sahipken, sağlık harcamaları içerisindeki önleyici tıp payı yalnızca yüzde 1,7 ile sınırlı kalıyor. Bu oran, yüzde 3,4 olan OECD ortalamasının yarısını oluşturuyor. Eurostat verilerine göre, 2022 yılında Polonya kişi başına 21,6 euro önleyici sağlık harcaması yaparken, AB ortalaması 202,2 euro, Çekya’da ise 118,6 euro seviyesinde gerçekleşti.
Polonya Ekonomisindeki Paradoks
Polonya, GSYH bakımından AB’nin beşinci büyük ekonomisi olmasına rağmen, kişi başına düşen GSYH sıralamasında 21. sırada yer alarak ciddi bir gelişim potansiyeli barındırıyor. Sağlık harcamalarının GSYH içerisindeki payı 2023 yılında yüzde 7,1, 2024 yılında ise yüzde 8,1 olarak ölçüldü; oysa AB-27 ortalaması yüzde 10 seviyesinde.
Artan bütçe tahsisatlarına rağmen Narodowy Fundusz Zdrowia (NFZ) üzerindeki finansal baskı büyüyor. 2024 yılında 23,6 milyar PLN olan NFZ açığı, 2025 yılında 33,6 milyar PLN’ye yükseldi. Rapor, sorunun yalnızca finansman seviyesinden değil, harcamaların verimliliğinin ölçülememesinden kaynaklandığını belirtiyor. Sağlık harcamaları ile Zakład Ubezpieczeń Społecznych (ZUS) tarafından karşılanan iş göremezlik maliyetleri arasındaki korelasyonun sistemli bir şekilde analiz edilmediği ifade ediliyor.
Sağlık Ekonomisi İçin Reform Önerileri
Rapor, sağlık sistemini daha verimli hale getirmek için somut adımlar öneriyor. İlk olarak, sağlık ekonomisinin değerinin yıllık olarak ölçülmesi ve Uydu Sağlık Hesapları (Satelitarny Rachunek Zdrowia) benzeri raporların parlamento ile kamuoyuna sunulması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, tüm kritik düzenlemelerin sağlık üzerindeki etkisini değerlendiren “Health Impact Assessment” mekanizmasının zorunlu hale getirilmesi tavsiye ediliyor.
Finansman tarafında ise sosyal tahviller, kamu-özel ortaklıkları (PPP) ve “günah vergileri” (sin taxes) gibi sürdürülebilir modellerin geliştirilmesi isteniyor. Son olarak, Avrupa Sağlık Verileri Alanı (EHDS) uygulamalarının hızlandırılması ve sağlık harcamalarının hesaplanmasında kullanılan mevcut “t-2” kuralından vazgeçilerek, güncel GSYH verilerine dayalı dinamik bir finansman modeline geçilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Kaynak : GazetaPrawna



