Polonya’da iki yeni Anayasa Mahkemesi üyesi, Magdalena Bentkowska ve Dariusz Szostek, Cumhurbaşkanı önünde yemin etti. Cumhurbaşkanlığı yetkilileri, bu kararın Mahkemenin karar alma yeteneğini yeniden sağlamak amacıyla alındığını ve boş kadroların doldurulmasının önceliği olduğunu belirtti. Ancak hukukçular, Cumhurbaşkanı’nın yemin için seçtiği isimler konusunda yetkisinin sınırları ve yasal süreçlerle ilgili farklı görüşler öne sürüyor.
Kararın Gerekçesi ve İlk Yeminler
Cumhurbaşkanı önünde yemin eden Magdalena Bentkowska ve Dariusz Szostek’in göreve başlamasıyla birlikte, Cumhurbaşkanlığı Kancelaryası Şefi Zbigniew Bogucki, bu kararın iki temel nedene dayandığını açıkladı. Bogucki’ye göre, Karol Nawrocki’nin cumhurbaşkanlığı döneminde Anayasa Mahkemesi’nde (TK) iki boş kadro oluşmuştu ve Mahkemenin karar alma yeteneğini yeniden sağlamak gerekiyordu. Bogucki, şu an için diğer dört üyenin durumuyla ilgili bir karar alınmadığını ve bu konunun Cumhurbaşkanı tarafından değerlendirildiğini belirtti. Yemin törenine katılan Hakim Dariusz Szostek da Cumhurbaşkanı’nın kendisine, görev süresi boyunca Mahkemede iki boş yer oluştuğunu ve bu nedenle şimdilik iki kişinin göreve getirildiğini söylediğini aktardı.
Hukukçulardan Farklı Yorumlar
Prof. Marek Chmaj, bu karara farklı bir açıdan yaklaşıyor. Gazeta.pl’ye yaptığı açıklamada, Anayasa’nın Cumhurbaşkanı’na, geçerli şekilde seçilmiş hakimlerden hangilerinin yemin edeceğine karar verme yetkisi vermediğini vurguladı. Prof. Chmaj, Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 126. maddesi uyarınca Anayasa’ya uyulmasını sağlamakla yükümlü olduğunu ve bunun onun anayasal rolü olduğunu belirtti. Anayasa’nın 194. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi hakimlerinin Sejm tarafından dokuz yıllık bir dönem için bireysel olarak seçildiğini hatırlatan Prof. Chmaj, Anayasa’ya göre bir hakimin Sejm kararı alındığı anda seçildiğini, ancak yasanın hakimin yemin ettikten sonra görevine başladığını belirttiğini ifade etti.
Yemin Etme Zorunluluğu ve Alternatifler
Prof. Chmaj, hakimlerin Cumhurbaşkanı önünde yemin etme yükümlülüğü olduğunu ve Cumhurbaşkanı’nın da bu yemini alması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın bu yükümlülüğü yerine getirmediği takdirde, hakimlerin kendilerinin Cumhurbaşkanı önünde yemin etmesi gerektiğini belirten Prof. Chmaj, yasanın yazılı veya sözlü bir form belirtmediğini, bu nedenle hakimlerin kendilerine en uygun olanı seçebileceğini ifade etti.
Sejm’in Görevi ve Vakaların İlişkilendirilmesi
Zbigniew Bogucki’nin, Sejm’in her bir seçilen hakimin hangi boş kadroya atandığını belirtmediği yönündeki argümanına da Prof. Chmaj karşı çıktı. Prof. Chmaj, Anayasa’nın, boş kadrolara toplu seçim yapıldığında Sejm’in her bir kişiyi belirli bir boş kadroya atamasını gerektirmediğini belirtti. Sejm’in, boş pozisyonlar için belirli bir sayıda kişiyi bireysel olarak seçmesinin yeterli olduğunu vurguladı. Ayrıca, sadece iki boş kadronun mevcut Cumhurbaşkanı’nın görev süresi içinde oluştuğu argümanının da aynı gün Sejm tarafından seçilen hakimlerin durumunu farklılaştırmaya gerekçe olmadığını belirtti.
Kalan Dört Hakimin Durumu ve Süreç
Prof. Chmaj, yasal düzenlemelerin Cumhurbaşkanı’nın yemin alma süresi için bir zaman sınırı belirtmediğini, ancak bunun gecikmeden yapılması gerektiğini vurguladı. Anayasal hukukta “gecikmeden” kelimesinin, “mümkün olan en kısa sürede” anlamına geldiğini belirtti. Cumhurbaşkanı’nın kalan dört hakim konusunda da gecikmeye devam etmesi halinde, yasal gereklilikleri yerine getirmenin başka bir yolu olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı’nın Yetkisi ve Analiz Süreci
Prof. Chmaj, Zbigniew Bogucki’nin kalan hakimlerin durumuyla ilgili “analiz” açıklamasına da değindi. Cumhurbaşkanı’nın durumu analiz edebileceğini, ancak yeminleri kabul etme veya reddetme konusunda herhangi bir yetkisi olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’da bu tür bir yetkiye sahip olmadığını vurguladı. Bu nedenle, Cumhurbaşkanlığı tarafından sunulan argümanların işin özünü değiştirmediğini ifade etti. Sejm tarafından seçilen hakimlerin Cumhurbaşkanı önünde yemin etmesi gerektiği ve Cumhurbaşkanı’nın onlara bu imkanı sağlaması gerektiği sonucuna vardı.
Cumhurbaşkanlığı Argümanları
Cumhurbaşkanlığı yetkilileri, sadece Karol Nawrocki’nin cumhurbaşkanlığı döneminde iki boş kadro oluştuğu gerekçesiyle iki hakimin yemin için davet edilmediğini savunmadı. Bogucki, mevcut durumun, Sejm çoğunluğunun aylarca süren ihmalinin bir sonucu olduğunu vurguladı. İlk boş kadroların Aralık 2024’te oluştuğunu, ancak bir yıldan fazla bir süre boyunca seçim sürecinin başlatılmadığını, oysa sürecin giden hakimlerin görev sürelerinin sona ermesinden önce başlaması gerektiğini belirtti. Kancelarya Şefi, bu argümanı Mahkemenin mevcut durumuyla da ilişkilendirerek, Mahkemede şu anda etkin bir şekilde çalışmak için yeterli sayıda hakim bulunmadığını, çünkü “Anayasa Mahkemesi’nde bugün sadece 9 hakim bulunurken, anayasal kadro 15 hakimden oluşuyor. Mevcut yasaya göre tam kadro en az 11 hakimden oluşuyor” dedi. Bu nedenle, iki kişiden yemin almanın, Mahkemenin karar alma yeteneğini kısmen yeniden sağlamayı amaçladığı belirtildi.
Kaynak : Gazeta



