Bu anlaşmayı imzalamak Ukrayna için bir teslimiyet olur” diyerek ABD planından doğrudan bahseden Maria Piechowska, PISM analisti, belgenin Polonya için de çok tehlikeli olduğunu belirtti.
ABD’nin 28 Maddeli Barış Planı
20 Kasım Perşembe günü Kievdaki Amerikan yetkilileri Ukrayna makamlarına 28 maddelik barış planını sundu. Plan, Rusya ile ortak hazırlanmıştı. AB medya kuruluşlarının aktardığına göre, belge Ukrayna topraklarının bir bölümünün Rusya’ya devrini, NATO üyeliğinden vazgeçilmesini ve ordunun küçültülmesini öngörüyor. Kırım, Luhansk ve Donetsk bölgelerinin “de facto Rus” olarak tanınması talep edilirken, Kherson ve Zaporojya bölgeleri için temas hattı dondurulması isteniyor. Rusya, beş bölge dışında kontrolündeki tüm toprakları elinde tutacak. Ukrayna güçleri, Donetsk bölgesinin bir bölümünden çekilecek ve bu bölge askersizleştirilmiş tampon bölge ilan edilecek. Planın bir maddesi Polonya’yı da kapsıyor: Polonya topraklarında Avrupa savaş uçaklarının konuşlandırılması öngörülüyor. Savaş sırasında her iki tarafın işlediği suçlar için genel af getirilmesi de belirlendi.
Uzman: Barış Değil, Kapitülasyon Planı
Polska Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden Ukrayna uzmanı Maria Piechowska, belgeyi değerlendirdi. Piechowska, “Belgenin nihai metnini tam olarak bilmiyoruz. Medya haberlerine dayanıyoruz. Barış planı diye bir şey yok; bu bir Ukrayna kapitülasyon planı. Böyle adlandırılamaz” diye konuştu. Uzman, “Bu belge Ukrayna’nın askeri gücünü kısıtlamakla kalmaz, aynı zamanda Rusya’nın gelecek saldırıları için zemin yaratır. Ayrıca, Ukrayna’nın iç işlerine müdahale olasılığını açıyor ve Kieva için somut güvence sağlamıyor” ifadelerini kullandı.
Planın Çelişkileri ve Tehlikeleri
Plan, Ukrayna’nın Rusya’ya saldırması halinde cezalandırılmasını öngörürken, Rusya’nın saldırısının cezalandırılması yer almıyor. Rusya’nın kara işgali yasaklanırken, havadan saldırılar atlanmış. Piechowska, “Genel af maddesi absürt. Rusya savaş suçları işliyor, uluslararası hukuku ihlal ediyor, soykırım yapıyor, çocukları kaçırıyor ve esirlere işkence ediyor. Böylesi bir ülkenin cezasız kalmasını mı bekliyoruz? İşte bu planın pratikte ifade ettiği şey” diye eleştirdi.
Uzman, planın Polonya ve Avrupa için de tehlikeli olduğunu vurguladı. Üçüncü madde, “Rusya’nın komşu ülkelere saldırması beklenmiyor” diyor. Bu, saldırı olasılığını açıkça bırakıyor ve sadece olmayacağı umulması endişe verici. Ayrıca, Rusya’nın NATO iç kararlarına müdahalesine izin verilirken, bir maddeye göre NATO birlikleri Ukrayna topraklarında konuşlandırılamayacak.
ABD’nin Baskısı ve Gelecek Adımlar
Reuters’in aktardığına göre, ABD, Ukrayna’nın gelecek Perşembe’ye kadar Rusya ile barış çerçevesi anlaşması imzalamasını istiyor. ABD’nin, anlaşmayı kabul ettirmek için Kieva’ya istihbarat bilgisi ve silah yardımı kesme tehdidi taşıdığı belirtiliyor.
Piechowska, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ABD daha önce de bu tür tehditlerde bulundu ama Kieva böyle senaryolara hazırlanıyor. ABD Ukrayna’ya silah satmıyor, sadece Avrupa paralarıyla satışına onay veriyor. İstihbarat konusunda durum daha zor ama Ukrayna kendi kapasitelerini geliştiriyor ve Avrupa’dan destek alıyor. Bu durum Ukrayna’yı zorlaştırır ama felaket anlamına gelmez. Böyle bir senaryonun yaşanmamasını umalım. Ukrayna yalnız değil, arkasında Avrupa var ve Avrupa’nın da sözü geçiyor” dedi.



