Polonya’da 2 milyondan fazla astım hastası bulunuyor. Uzmanlara göre bu kişilerin yaklaşık yüzde 5 ila 10’u ağır astım ile mücadele ediyor. Ağır astım, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren, kontrolü zor bir durumdur. Hastalar sürekli bir korku, utanç ve dışlanma hissi yaşarken, günlük aktivitelerini kısıtlamak zorunda kalabiliyor.
Ağır Astım ve Yaygınlığı
Polonya’da 2 milyondan fazla astım hastası olduğu belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, astım hastalarının yüzde 5 ila 10’u ağır astım ile karşılaşıyor. Uzmanlar, Polonya’da 50 ila 100 bin kişinin ağır astım ile mücadele edebileceğini öngörüyor.
Astımın Ağır Formunun Yaşam Kalitesine Etkisi
Astım, kronik solunum yolu hastalıklarından biridir. Hastalık ağırlaştığında, hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde düşüyor. Ağır astım, özellikle ergenlik sonrası ve yetişkinlik döneminde kadınlarda daha sık görülüyor.
Hastaların Yaşamındaki Zorluklar
Ağır astım hastaları sürekli bir korku, utanç, kısıtlama ve dışlanma hissi içinde yaşıyor. Yalnız başına yürüyüşe çıkmaktan veya alışveriş yapmaktan çekiniyorlar. Hastalığın kendilerini yalnız ve yardıma muhtaç hissettikleri anlarda atak geçirebileceği endişesiyle yaşıyorlar. Fiziksel ve psikolojik yorgunluk hissediyorlar ve hastalık, günlük rutinlerini değiştirmelerine neden oluyor. Boş zamanlarını eskisi gibi geçiremiyor, sosyal ilişkilerini kısıtlıyor ve inatçı öksürük nedeniyle sinema veya tiyatro gibi etkinliklere katılamıyorlar. Bazı hastalar, fiziksel olarak zorlayıcı işlerinden ayrılmak zorunda kalırken, bazıları ise çalışma saatlerini azaltıyor veya kendi işini kuruyor.
Ağır Astımın Tanımı ve Tedaviye Yanıtı
Ağır astım, optimize edilmiş ve yoğun tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan veya ilaç dozları azaltıldığında şiddetlenen bir astım türüdür. Bu hastalar, kortikosteroidler gibi standart tedavilere yanıt vermiyor. Diğer astım türlerine göre daha şiddetli ve inatçı semptomlar (nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi) yaşıyorlar ve obezite, uyku apnesi veya anksiyete-depresyon gibi ek hastalıklar geliştirme riskleri daha yüksek.
Biyolojik Tedavinin Rolü
Ağır astım, biyolojik tedavi ile etkili ve güvenli bir şekilde tedavi edilebiliyor. Biyolojik tedavi, hastaların duygusal ve psikolojik durumunu da iyileştiriyor. Tedavi, semptomları hafifletiyor, normal fonksiyonlara dönüşü sağlıyor ve hastalığa eşlik eden kaygıyı azaltıyor. Hastaların iyileşmesi, yakınlarını da olumlu etkiliyor.
Biyolojik Tedavinin Ek Faydaları
Biyolojik tedavi, hastaların hastaneye sık sık gitme ihtiyacını ortadan kaldırarak zaman tasarrufu sağlıyor ve bu zamanı iş veya çocuk bakımı gibi alanlarda değerlendirmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, hastalar daha iyi hissediyor, kendilerine ve ailelerine daha fazla zaman ayırabiliyor, hastaneye gitmek için rapor veya izin almak zorunda kalmıyor, hastalıklarını daha iyi kontrol edebiliyor ve evde güvenli bir ortamda daha fazla özgürlük hissediyorlar. Bu durum, işten kaynaklı devamsızlığı azaltarak finansal tasarruf sağlıyor.
Polonya’daki Tedavi Erişimi
Ancak Polonya’da, ağır astım hastalarının yalnızca küçük bir kısmı, Ulusal Sağlık Fonu’nun B.44 ilaç programı kapsamında biyolojik tedaviye erişebiliyor.
Bilgi Artışı ve Erken Teşhisin Önemi
Bu nedenle, ağır astım ve mevcut tedavi yöntemleri hakkında bilgi düzeyini artırmak büyük önem taşıyor. Erken teşhis, uygun tedavi ve hasta-doktor işbirliği, ağır astımla mücadele edenlerin yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilir, güvenliklerini artırabilir ve yaşadıkları korkuyu azaltabilir.
Kaynak : GazetaPrawna



