Polonya Sejm (Parlamento), 11 Haziran 2026 tarihinde, gazetecileri, aktivistleri ve şirketler ile politikacıları eleştiren vatandaşları hedef alan “Stratejik Dava” (SLAPP) süreçlerine karşı koruma sağlayan yasayı onayladı. Düzenleme, asılsız davaların erken aşamada reddedilmesine olanak tanırken, davayı kaybeden tarafa ağır mali yaptırımlar ve tazminat yükümlülükleri getiriyor. Yasa, kamusal alanda ifade özgürlüğünün korunmasını ve asılsız davalar yoluyla oluşturulan sindirme etkisinin ortadan kaldırılmasını hedefliyor.
SLAPP Davaları Nedir ve Kimi Kapsar?
SLAPP, “Stratejik Dava: Kamusal Katılımın Engellenmesi” anlamına gelen Strategic Lawsuits Against Public Participation ifadesinin kısaltmasıdır. Bu davalar, şirketlerin veya siyasilerin faaliyetlerini eleştiren kişilere, onları uzun süreli bir hukuki süreçle yıldırmak ve mali yük altına sokarak susturmak amacıyla açılmaktadır. Örneğin, bir vatandaşın sosyal medyada orman kesimi yapan bir şirketi eleştirmesi ya da yerel bir siyasinin şaibeli bağlantılarını yazması sonucu, “kişisel hakların korunması” bahanesiyle milyonlarca zloti tutarında tazminat talepleriyle karşılaşması bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Adalet Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, bu tür davaların ölçeği giderek büyümekte ve herhangi bir koruma mekanizmasının eksikliği, toplumsal veya gazetecilik faaliyetlerinde bulunan kişilerin ağır savunma masraflarıyla karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.
Yeni Yasa İle Hukuki Süreçte Neler Değişiyor?
Yeni düzenleme ile mahkemeler, açıkça dayanaksız veya hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyan davaları, en geç 3 ay içerisinde daha erken aşamada reddedebilecek. Yasa, ispat yükünü de davacı tarafın üzerine devrederek, açılan davanın kamusal tartışmayı engelleme amacı gütmediğini kanıtlama sorumluluğunu davacıya yüklüyor.
Mahkeme, davanın SLAPP niteliğinde olup olmadığını belirlemek için bir dizi kriteri değerlendirecek. Bu kapsamda, davacıdan savunma masrafları için teminat istenebilecek; kaybeden taraf ise karşı tarafın tüm hukuki masraflarını ödemek zorunda kalacak. Ayrıca, yargı sisteminin kötüye kullanılması durumunda, davacıya 2026 yılı rakamlarıyla yaklaşık 500.000 zlotiye varan (asgari ücretin 100 katı) idari para cezası verilebilecek ve mahkeme, davacıyı mağduriyet yarattığı için kendi masrafıyla kamuoyu önünde özür dilemeye zorlayabilecek.
Süreç ve Destek Mekanizmaları
Kabul edilen yasa, Cumhurbaşkanı’nın imzasından sonra Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Sivil toplum kuruluşları (NGO), ifade özgürlüğünü ilgilendiren bu tür davalarda sanıkları destekleyebilecek ve mahkemeye uzman görüşü sunabilecek. Yasa, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, devam eden mevcut davalar için de belirli yasal geçiş hükümleriyle birlikte uygulanabilir olacak. Uzmanlar, hukuki süreçlerin karmaşıklığı nedeniyle bu tür davalarda bir avukatla çalışılmasını tavsiye ediyor.
Kaynak : GazetaPrawna



